YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10279
KARAR NO : 2011/10972
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.04.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit … istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 293 ada 22 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 293 ada 2, 4, 20, 21, 24 parsel sayılı taşınmazlardan geçit … kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 293 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yararına 293 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmuştur.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit … kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit … verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit … verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit … taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak … olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit … tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Somut olayda; dava konusu 293 ada 22 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Mahkemece, davacıya ait taşınmaz yararına hükme esas alınan 20.10.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda … renkle gösterilen yerden 293 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit … kurulmuştur. Kurulan bu geçit ile davalı taşınmazının ekonomik bütünlüğü bozulacak biçimde ikiye bölünmesi Dairemizin yukarıda açıklanan ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır. Bu konuda 293 ada 2 parsel sayılı taşınmazın eski malikinin taahhüdü de geçerli değildir.
Dosya içerisindeki belgelerden 293 ada 23 parsel sayılı taşınmazın da davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece her iki parsel birlikte değerlendirilerek komşu taşınmazlardan yüzölçümü en büyük olan 4 sayılı parselin batı ve güney sınırını takip ederek doğudaki kadastrol yola çıkacak şekilde geçit kurulup kurulamayacağı araştırılmalıdır. Yapılan araştırmalara rağmen davacının 293 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bölünmek suretiyle geçit tesisinde ısrar etmesi halinde davanın reddine karar verilmelidir. Değinilen hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.