YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11102
KARAR NO : 2011/6288
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …’ın sahibi olduğu…Eczanesi’nin, yapılan soruşturma sonucunda, sahte reçete tanzim edip kuruma fatura ederek, diğer davalılar ile el ve işbirliği içinde, hasta muayene etmeden reçete tanzim etmek suretiyle kurumun 18.858.51 TL zararına sebebiyet verdiklerinin belirlendiğini, zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı … dışındaki diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıların el ve işbirliği ile sahte reçete tanzim etmek suretiyle kurumu zarara uğrattıklarını ileri sürerek, kurum zararının davalılardan tahsili istemiyle eldeki davayı açmış olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, kuruma fatura edilen reçetelerin sahte olduğu iddiasıyla, davalı eczacı ile diğer davalılar
2010/11102-2011/6288
hakkında, “Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ” suçundan … 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2000/249 esas ve 2010/76 karar sayılı ilamı ile zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, ceza mahkemesinde açılan söz konusu kamu davasının sonucunun, eldeki davayı etkileyecek nitelikte olduğu, davalıların sahte reçete tanzim edip etmediği ve davalı eczacı ile eylem ve işbirliği içinde olup olmadığı hususlarının belirlenmesi için, söz konusu ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden karar verilmiş ve bu aşamada ceza davası da zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür. Artık bu aşamada değinilen bu yön gözetilerek söz konusu ceza davasının kesinleşmesinin, “bekletici sorun” yapılması gerekmemekte ise de, az yukarıda açıklandığı üzere, ceza davasındaki tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan mahkemenin ceza dosyasını celp ederek gerekirse sahteciliğin belirlenmesi yönünde her iki dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor tanzim ettirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 280.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.