YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18970
KARAR NO : 2011/5582
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 2003 yılında davalı ile dava dışı 3. kişi ve 2004 yılında ise sadece davalıyla birlikte ortak olarak…Yapı Kooperatifinin kaba ve ince işlerini yapmak üzere anlaştıklarını, kooperatif tarafından her yıl için bir hisse verildiğini, ilk yıl için kooperatifin hisseli üyelik olamayacağı gerekçesiyle sadece davalıyla sözleşme imzalayıp,kendisiyle bir sözleşme imzalamadığını, kendisinin 36 nolu bağımsız bölümde % 33, 12 nolu bağımsız bölümde ise, % 50 oranında hissedar olduğunu, davalının tüm ısrarlara rağmen hissesini vermediğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hisseye isabet eden 80,000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir
Davalı, Kooperatifin muavin defterlerinden anlaşılacağı üzere, hisselerin kendisine ait olduğunu, davacının üyeliğinin söz konusu olmadığını, iddianın senetle ispatı gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile, Davalı ile dava dışı kooperatifin kaba ve ince işlerinin yapımı hususunda anlaştıklarını ve ortak olduklarını, karşılığından kooperatife üye kaydedilip, karşılığından hisse verileceğinin kararlaştırıldığını, 2003 ve 2004 yıllarında çalışmalarına karşın, kooperatif kayıtlarında statü gereği tek ismin olması gerekçesiyle davalının isminin yazıldığını ve kendisinin 2010/18970 2011/5582
ortak yada hissedar gözükmediğini, 2005 yılında ısrarı üzerine bu kez davalının aralarındaki ilişkiyi inkar ederek yevmiye karşılığına çevirdiğini, gönderilen ihtarnameye karşın hissesinin verilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, kooperatif kayıtları davalı üzerinde görülmektedir. Ayrıca davacının iddiasının HUMK.nun 292. maddesi hükmü gereğince tanıkla ispatı mümkün olmayıp yazılı delil sunulmalıdır. Mahkemece kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış isede bu inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacı, davalıyla kooperatifin kalba ve ince işleri için çalıştığını ileri sürmüş ve ancak bedelinin ne şekilde ödendiği saptanamamıştır. Davacı kooperatif inşaatında çalıştığına göre, çalıştığı yıllara ilişkin ödemelerin kooperatif kayıtlarında bulunması gerekir. Nitekim dosyada bulunan puantaj çetvelinde de davacının ismi geçmektedir. Ancak, ödemelere ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı akdi ilişkiyi tamamen inkar etmekle birlikte Davacı’nın çalışması nedeniyle ödeme yapıldığı konusunda da bir açıklaması bulunmamaktadır. Öyle olunca Mahkemece, yukarıda açıklanan doğrultuda inceleme ve araştırma yapılmalı özellikle dava dışı kooperatifin kayıtları üzerinde tekrar bilirkişi incelemesi yapılarak davacıya işçiliği karşılığında bir ödeme yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmalı, çalışması karşılığı bir ödeme yapıldığının anlaşılması durumunda şimdiki gibi dava reddedilmeli, aksi halde davalıdan ödemeye ilişkin tüm delilleri ve davacının da karşı delilleri sorulmalı ve özellikle davacının kooperatif üyeliği sebebiyle dosyaya ibraz edilen 1.11.2004 tarihli tahsilat makbuzunun aslının davacı tarafından sunulduğu da gözetilerek bir değerlendirme yapılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinici bentte açıklanan nedenlerle hükmün Davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.