YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3226
KARAR NO : 2011/3016
KARAR TARİHİ : 18.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vâki itiraz üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında teyit edilen 26.05.2008 günlü iki adet teklifname ile elektrik otomasyon sistemi kurulumunun toplam 8.732,00 TL götürü bedelle yapımı konusunda anlaşmaya varıldığı çekişmesizdir. İmâl edilen sistem davalı yana teslim edilmiş, daha sonra da iş bedelinin ödenmediğinden bahisle icra takibi başlatılmıştır. Davalı yan ise, davacı yüklenicinin sistemi teslim etmesine rağmen montajını gerçekleştirmediğini ve bu konuda personele eğitim de vermediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Yanlar arasında düzenlenen “Teklif” başlıklı sözleşmede davacı yüklenici sistemin montajını, kurulumu ve devreye alınması ile personel eğitimini de yüklenmiş bulunmaktadır. Ne var ki yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre davacının montaj ve sistemi devreye alma işlemini henüz gerçekleştirmediği anlaşılmış, keza ibraz edilen delillerle davalı personeline eğitim verildiği de kanıtlanamamıştır. Şu halde davacının yüklendiği edimleri tamamlamadığı, eksik bıraktığı ortadadır. Bunun yanında davalı iş sahibi eseri eksik haliyle teslim almış ancak reddetmemiş bulunmakla mevcut imalâtın bedelini ödemek durumundadır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi ise sistemin durumunu tespit etmekle beraber sözleşmelerine göre davacının hakkettiği iş bedelini hesaplamamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; uyuşmazlık konusu hakkında uzmanlığı bulunan bilirkişiden yeniden keşif yapılmak suretiyle ek rapor alınıp taraflar arasındaki sözleşmelerin götürü bedelli nitelikte oldukları da nazara alınıp, BK’nın 365. maddesinde öngörülen hüküm doğrultusunda davacı yanca gerçekleştirilen işin yüklendiği tüm işe nazaran oranının saptanması, bilahare bu oranın toplam götürü bedele oranlanarak davacının hakettiği alacağın tespit edilmesi ve sonucuna göre bir hükme varılmasıdır.
Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın eserin kısmen teslim edilerek kısmî ifa şeklinde sonuçlandığı gözden kaçırılarak davacının gerçekleştirdiği oranda iş bedelini isteyebileceği açık iken olayda uygulama yeri bulunmadığı halde davalının ödemezlik def’i hakkının bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.