Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2016/3003 E. 2018/4234 K. 11.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3003
KARAR NO : 2018/4234
KARAR TARİHİ : 11.10.2018

Mahkeme : KIRKLARELİ Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1-Uyuşturucu madde ticareti yapma 2-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler : 1-Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; sanıklar .., … ve … hakkında beraat,
2-Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; sanıklar …. ve … hakkında mahkumiyet,
3-Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan; sanıklar … ve … hakkında beraat,
4-Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan; sanıklar … ve … hakkında tedavi ve denetimli serbestlik,
5-Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan; sanık … hakkında mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-Sanık …, … ve … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin kanun yolu talebinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 karar sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tebdiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
B-Sanıklar …, …, …, …, …, ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık … hakkında ise kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
C-Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık … müdafii ve sanık …’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
D-Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık … hakkında ise kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükümleri ile; sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık … hakkında ise kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
1-Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanık …’ün 04/11/2016; sanık …’in ise 08/02/2017 tarihinde öldüğünğn belirtilmesi karşısında, sanıkların ölüp ölmediğinin Mahkemece araştırılarak, ölmüş olduklarının tespiti halinde haklarındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Kanuna aykırı, Cumhuriyet Savcısının, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, 11.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.