YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8654
KARAR NO : 2011/11111
KARAR TARİHİ : 28.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.1994 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne birleşen temliken tescil davasının reddine dair verilen 21.07.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Birleşen davada davalılar Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayanarak tapu iptali tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl dava kabul edilmiş, birleşen dava reddedilmiştir.
Hükmü,birleşen davanın davalıları temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İcra İflas Kanununun 30. maddesinde bir işin yapılmasına dair ilamların icrası düzenlenmiştir. Elatmanın önlenmesi ve kal kararında da davalı yanın haksız kullanıma son vermesi ve kal’e konu şeyi yıkması hüküm altına alınmaktadır. Bu ilamlar da anılan madde uyarınca infaz edilir. Davalı, taşınmazı kullanmaktan vazgeçmez ve kal konusu şeyi yıkmaz ise, anılan maddenin 2.fıkrası hükmü gereğince bilirkişilere gideri hesaplattırıldıktan sonra, alacaklı onay verirse, ileride hükme gerek kalmaksızın borçludan alınmak üzere, ondan peşin alınarak, onay vermez ise borçlunun yeterli miktarda malı haciz ve paraya çevrilerek ilam gereği yerine getirilir. Kal ve zararı önleme masraflarından sorumlu olan taraf davacıların taşınmazına tecavüz eden davalı taraftır.
Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin davalının hüküm gereğini kendiliğinden yerine getirme olasılığı da gözetilmeden kal giderinin davalılara aidiyetine karar verilmiş olması yasaya aykırıdır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün 2. fıkrasında yazılı ” muhtesatın yıkım giderleri davalılara ait olmak üzere” sözcüklerinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 28.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.