YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4043
KARAR NO : 2012/5270
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşmede kararlaştırılan dışında gerçekleştirilen projelerin bedelinin ödenmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemenin ıslah olunan miktara göre davanın kabulüne dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 23.06.2008 tarihli sözleşmede davacı 1104 nolu parselde 3372 m2, 1080 nolu parselde 2799 m2 alanın projesinin yapımını yükümlenmiştir. Eldeki davada sözleşme gereği edimini ifa ettiğini ve bedelini aldığını, sözleşme kapsamı dışında kalan alanlarda proje yaptığını iddia etmiştir. Görülüyor ki dava konusu uyuşmazlık teknik bilgiyi gerektirmekte olup uzman bilirkişi görüşünün alınması zorunludur (HMK. 266. md.). Mahkemece ikisi hukukçu ve muhasebeci, diğeri mimardan oluşan bilirkişi kurulundan alınan rapora itibarla hüküm kurulmuştur. Oysa proje işinin hukukçu ve muhasebecinin uzmanlık alanında olmadığı açıktır. Bu durumda proje uzmanı üç mimardan oluşan bilirkişi görüşününün alınması gerektiğinden raporun yeterli inceleme içerdiğinden sözedilemez. O halde mahkemece yapılması gereken iş; proje konusunda uzman yeniden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyeti ile mahallinde inceleme yapılarak sözleşme kapsamında gerçekleşen projeler ile varsa sözleşme dışı projeyi denetime elverişli biçimde belirlemek, belediyesinden sorularak projelerin onaylanıp onaylanmadığını araştırmak, sözleşme dışında proje çizildiği ve davalının yararına olduğu anlaşıldığında BK’nın 410 ve devamı maddeleri uyarınca vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla bedellerini hesaplattırıp hüküm altına almaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.