Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9041 E. 2011/11232 K. 30.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9041
KARAR NO : 2011/11232
KARAR TARİHİ : 30.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.09.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, … bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı iş sahibi, eserin ayıplı olduğunu, bu yüzden kendisine reklamasyon faturası gönderildiğini, eseri reddettiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplam takip miktarı olan 7.159,30 TL üzerinden icra takibine itirazın iptaline, asıl alacak tutarı üzerinden de %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında sözlü bir … sözleşmesi bulunduğu çekişmeli değildir. Davacı yüklenici, bu sözleşme uyarınca davalının üstlendiği fason imalatının dikiş ve ütü işlerini meydana getirecektir. Kural; eserin amacına, sözleşmeye, sözleşmede kararlaştırılan amaca, fen ve sanat kurallarına göre imalidir. Şayet … sözleşmeye, amaca, fen ve sanat kurallarına aykırı yapılmışsa veya dürüstlük kuralları gereğince üzerinde bulunması gereken lüzumlu nitelikler eserde bulunmuyorsa o … ayıplı eserdir. … ayıplı ise ve bu haliyle iş sahibine teslim edilmişse ortaya yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu çıkar. Esasen iş sahibinin, yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcunun sonuçlarından yararlanabilmesi için eserin teslim edilmiş olması, eserin ayıplı ortaya çıkartılması, bu ayıpların yükleniciden kaynaklanmış olması, bunların dışında da iş sahibinin eseri muayene ederek yükleniciye ayıp ihbarında bulunması gerekir. Ayıp ihbarı yazılı olarak yapılabileceği gibi, sözlü de yapılabilir. Fakat, bazen iş sahibi hal ve davranışlarıyla ayıp ihbarını yerine getirmiş kabul edilebilir.
Bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;
Davacının yapımını üstlendiği işler, davalı iş sahibine teslim edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre, eserdeki ayıpların varlığı gerçektir. Borçlar Kanununun 364.maddesinin öngördüğü kurala göre … bedelinin aksine sözleşme yoksa, eserin teslimi halinde ödenmesi gerekir. Ne var ki, eseri teslim alan davalı Borçlar Kanununun 364.maddesinin açık hükmüne rağmen … bedelini ödememiş, ödememede direnmesi üzerine aleyhine icra takibi yapılmıştır. Yapılan icra takibine verdiği itiraz dilekçesinde ise, … bedelinin eserdeki ayıplar nedeniyle ödenmediği davalı iş sahibi tarafından bildirilmiştir. Davalının yargılama aşamasındaki savunması da bu doğrultudadır. Bütün bunlar değerlendirildiğinde, davalının … bedelini ödemede direnmek suretiyle ayıp ihbarını davacıya bildirdiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla, mahkemece bilirkişi raporuna bağlı kalınarak davacıya ayıp ihbarı yapılmadığından söz edilmek suretiyle davanın reddi yanılgıya dayalıdır.
Burada üzerinde durulması gereken diğer bir sorun da, ayıplı bir … imali halinde iş sahibinin haklarının neler olacağı hususudur. Bu konu Borçlar Kanununun 360.maddesinde düzenlenmiş olup, yasa koyucu kusur halinde iş sahibinin yapılan şeyin kullanılamayacak veya nısfet kaidelerine göre kabule zorlanamayacak derecede kusurlu bulunması halinde o şeyi kabulden kaçınma yetkisi bulunduğunu, ancak işin kusurlu olması ya da sözleşme şartlarına aykırılığın yukarı derecede önemli olmaması durumunda, işin bedelinden indirim talep edebileceğini veya işin tamirine yükleniciyi zorlayabileceğini kabul etmiştir.
Bütün bunlardan sonra yapılması gereken iş, tekstil mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak davalıya teslim edilen eserin durumunu yukarıda sözü edilen Borçlar Kanununun 360.maddesi kapsamında tespit ettirmek ve istemi bunun sonucuna uygun hükme bağlamak olmalıdır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Kabule göre de; davacı, dava dilekçesinde … bedelinin 1.500,00 TL’sinin ödendiğini, kalan alacağın 5.659,36 TL olduğunu bildirdiği halde, davacının bu kabulü gözden kaçırılarak istemin takip konusu miktar üzerinden hüküm altına alınması da yerinde değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 30.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.