YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3392
KARAR NO : 2012/5381
KARAR TARİHİ : 12.07.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili gelmedi. Davalı-k.davacı vekili Avukat… geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava eser sözleşmesinin feshi sebebiyle fazla ödemenin istirdadı ve menfi zararın tahsili, karşı dava ise haksız fesih sonucu oluşan maddi ve manevi zararların tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi kurulunun ikinci ek raporunda davacı yüklenicinin defter ve kayıtlarında davalı-karşı davacı taşeronun gerçekleştirdiği imalât ve yaptığı harcamaların miktarı 610.388,00 TL olarak hesaplanmış ve mahkemece yapıldığı kanıtlanan 878.422,00 TL ödemeden bu miktar mahsup edilerek ve asıl davada taleple bağlı kalınarak 258.034,00 TL’nin istirdadına karar verilmiş ise de; davacı-karşı davalı dava dilekçesinin olaylar başlıklı bölümünün 4. maddesinde inşaatın halihazır durumuna göre 640.000,00 TL ödeme yapılması gerekirken 878.298,69 TL ödeme yapıldığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki davalı taşeronun sözleşme konusu işle ilgili hakettiği bedelin 640.000,00 TL olduğu ve adi yazılı ve tarihsiz ödeme belgesine göre 878.412,22 TL ise de bundan daha az olan 878.298,69 TL’nin ödendiğine dair beyanları kendisini bağlayıcı niteliktedir.
Bu durumda mahkemece asıl davada yapılan 878.298,69 TL ödemeden 640.000,00 TL taşeronun isteyebileceği iş ve imalât bedeli düşülüp kalan 238.298,69 TL üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı-karşı davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı …’a geri verilmesine, 12.07.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Bozma kararının bir kısmına katılmakla beraber; sözleşmenin 2’nci maddesi uyarınca yapılacak imalâtlara fiyat farkı verileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede yer alan bu hüküm gözetildiğinde davalı yükleniciye fiyat farkı kararnameleri uyarınca ayrıca fark ödenmesi gerekmektedir. Kaldı ki sözleşme 27.06.2007 tarihinde imzalandığı halde, davacı iş sahibi inşaata başlanması için gerekli olan inşaat ruhsatını dört aylık bir gecikmeyle almış, buna benzer sebeplerle işe geç başlanmıştır. O halde en azından inşaatın ruhsatının geç alınması nedeniyle oluşan gecikme için 2008 yılı fiyatlarının uygulanması imzaladıkları sözleşmenin gereğindendir. Bozma kararına belirtilen hususunda katılması gerektiğini düşündüğümden karara katılmıyorum.