Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5865 E. 2011/6957 K. 30.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5865
KARAR NO : 2011/6957
KARAR TARİHİ : 30.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.05.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi krokisinde işaretlendiği üzere imar yolunun terkininden sonra kalan 5000 m2’lik kısma ait tapu kaydının iptali ile bu bölümün ifraz edilerek davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davada 05.03.2009 günlü satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten Türk Medeni Kanununun 716.maddesi uyarınca kişisel hakka sahip olan bir kimse, malikin kaçınması halinde mülkiyetin hükmen geçirilmesini mahkemeden talep edebilir. Ne var ki, davalının da mirasçısı olan kayıt maliki …, satış vaadi sözleşmesini “taşınmazın doğu kısmında bulunan 5000 m2’lik bölümün ifrazı yapıldıktan sonra” davacıya satışı vaadinde bulunmuştur. Kural, sözleşmenin aynen ifasıdır. Esasen “ahde vefa=söze sadakat” ilkesi de bunu gerektirir. Dolayısıyla, sözleşmedeki açık hüküm karşısında taşınmazın kuzeyden ifraz edilerek, ifraz edilmiş şekliyle davacı adına tesciline olanak bulunmamaktadır. Ancak taşınmazın tümü imar hudutları kapsamında kaldığından, paylı olarak tescili mümkündür.
Mahkemece yapılması gereken iş, istemi paylı tescil şeklinde hüküm altına almaktan ibarettir. Değinilen bu yön bir yana bırakılarak, sözleşmenin açık hükmüne rağmen davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.