Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/19180 E. 2012/22525 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19180
KARAR NO : 2012/22525
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 01/04/1987 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalılık başlangıcının 01/04/1987 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 108.maddesinin 1.fıkrasında; ” Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınarak; davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.
Somut olayda, davacının 01/04/1987 tarihinde 301364342 sicil sayılı…’e ait demir doğrama işyerinde işçi olarak çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin kuruma 13.05.1987 tarihinde verildiği,nüfus kayıtlarında doğum tarihinin 10.08.1973 ,doğum yerinin ve nüfusa kayıtlı olduğu yerin … olmasına rağmen, işe giriş bildirgesinde doğum tarihinin 01.08.1971 ,nüfusa kayıtlı olduğu yerin … olarak yazılı olduğu,nüfus kayıtları ile işe giriş bildirgesindeki bilgiler arasında çelişki bulunduğu ,davacı tanıklarının davacı ile birlikte 1987 yılında Nisan ayında…’e ait işyerinde çalıştıklarını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Yapılacak …, davacının nüfus kayıtları ile işe giriş bildirgesindeki bilgiler arasındaki çelişkiyi gidermek, davalı işyerine ait imzalı ücret tediye bordrolarını ve davacının işyeri özlük dosyasını getirtmek, davalı işyerinin kapsama alınma tarihi ile tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığının sormak, bordro tanıklarını dinlemek, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davacının sigorta sicil numarasının kurumun hangi ünitesince verildiği ve hangi yılın ve ayın serilerinden olduğunu sormak, sigortalı işe giriş bildirgesindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığını belirlemek amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırmak,506 sayılı yasanın 60/G maddesini de dikkate alarak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre, 506 sayılı Yasanın 60/G maddesine göre 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlayacağı, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin prim ödeme gün sayılarına dahil edileceği bildirilmiştir. Davacının bildirge tarihinde 14 yaşını doldurmuş olduğu , mahkemece davacının sigorta başlangıç tarihinin, 18 yaşını doldurduğu tarih olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.