YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7780
KARAR NO : 2012/15199
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 11/08/2005 tarihinden itibaren … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dava nitelikçe 11.08.2005 tarihinden itibaren zorunlu … üyesi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava konusu dönemde vergi kaydının ve fiili çalışmasının bulunmadığından bahisle davanın reddine dair 18.10.2011 günlü kararının, Dairemizce: usulsüz olarak oluşturulmuş bir tescil söz konusu olmadığı gibi 5362 sayılı Yasanın geçici 3. Maddesiyle oda kaydı bulunmakla birlikte sicil kaydı bulunmayan sigortalılar bakımından, … sigortalılıklarının sürdürülmesi bakımından getirilen haktan davacının yararlanıp yararlanmadığının da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine, yerel Mahkemece önceki kararında direnilmesine karar verilmiş bu kararın da davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yerel Mahkemenin bozma kararına göre gerekçesini değiştirdiği bunun eylemli olarak uyma ve bozmadan esinlenerek ilk kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğundan bahisle temyiz incelemesi için dosya dairemize gönderilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına eylemli olarak uyulmasına rağmen bozma doğrultusunda araştırma yapılmaksızın yeniden karar verilmesi isabetsizdir.
Uyulan bozma ilamında da ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere esnaf ve sanatkâr sicil kaydı olmaksızın yapılan oda kayıtlarının yasal dayanağı yoktur. Yasal dayanağı olmadan oluşturulan esnaf odası kaydı Yasa’nın anladığı anlamda kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı niteliğinde bulunmadığından bu kayda geçerlilik tanınarak davacı zorunlu Bağ-Kurlu kabul edilemez. Ayrıca, davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için sonradan toplu olarak prim ödemek suretiyle hizmet elde etmesi de mümkün bulunmamaktadır. Ne var ki davacı bakımından usulsüz olarak oluşturulmuş bir tescil söz konusu değildir. Öte yandan 5362 sayılı Yasanın geçici 3. Maddesiyle oda kaydı bulunmakla birlikte sicil kaydı bulunmayan sigortalılar bakımından, … sigortalılıklarının sürdürülmesi bakımından bir hak getirilmiş olup davacının bu haktan yararlanıp yararlanmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Anılan yasal düzenleme gereği olarak davacının Kuruma olan yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle … sigortalılığının devamını sağlamasının mümkün bulunduğu ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle davacının fiili çalışmasının ve vergi kaydının bulunmadığı, oda kaydının da silinmesinin söz konusu olmadığından bahisle eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.