YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5840
KARAR NO : 2011/6961
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.06.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Hükmü temyiz eden davalılardan 2171 sayılı parselin maliki davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 770 sayılı parseli yararına, 2171 sayılı parsel üzerinden bilirkişi raporunda 5.alternatif olarak işaretlenen yerden geçit irtifakı kurulmuştur.
Hükmü, davalı 2171 sayılı parsel maliki temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı 2171 sayılı parselin malikinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının maliki olduğu 770 sayılı parselin mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu açıktır. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Denilebilir ki, bu tür davalarda davacının, dava konusu üzerinde tam bir tasarruf yetkisi yoktur.
Somut olayda, geçit 2171 sayılı parsel üzerinden kurulmuştur. Bu parselin sınırında bulunan 771 sayılı parsel de 2171 sayılı parsel kadar geçit için elverişlidir. Bu yüzden, yukarıda sözü edilen fedakarlığın denkleştirilmesi kuralı gereği mahkemece yerinde yeniden keşif yapılarak geçit yerinin 771 ve 2171 sayılı parsellerin ortak sınırından aranması, yapılacak araştırmada uygun görülürse 770 sayılı parselin geçit ihtiyacının 771 ve 2171 sayılı parseller ortak sınırından karşılanması gerekmektedir. Ayrıca fenni bilirkişiden uygulamayı pafta üzerinde gösterir ayrıntılı gerekçeli rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmelidir.
Mahkemece, eksik inceleme ve araştırmayla istem yazılı olduğu şekilde hükme bağlandığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı 2171 sayılı parsel malikinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.