Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/2164 E. 2010/2726 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2164
KARAR NO : 2010/2726
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.03.1999 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.09.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 05.03.1999 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda; dava konusu yapılan 20060 m2 yüzölçümündeki 1151 ada 79 parsel sayılı taşınmaz Üsküdar-Çengelköy Mahallesinde bulunmaktadır. Yapılan keşifte üzerinde iki katlı bina olduğu saptanmıştır. Her ne kadar dava
dilekçesinde dava değeri gösterilmemiş keşifte de bu değer belirlenmemiş ise de taşınmazın bulunduğu yer ve üzerindeki yapı dikkate alındığında değerinin dava tarihinde sulh mahkemesinin görevini belirleyen 200 TL’nin çok üzerinde olduğu tartışmadan uzaktır.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev noktasından reddi yerine çekişmenin esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.