Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16857 E. 2012/21631 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16857
KARAR NO : 2012/21631
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 13.11.2006 tarihinde meydana gelen kaza sonucu maluliyete uğrayan davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının davalılardan … ile arasında hizmet sözleşmesi bulunmayıp kazanın kendi kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine yöneliktir. Davanın bu niteliği dikkate alındığında, davacının maluliyeti ile sonuçlanan olayın iş kazası olması, bunun içinde öncelikle davacının davalı işyerindeki çalışmasının hizmet akdine dayalı olması gerekir.
Hizmet akdinin unsurları; 1-Hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, 2-Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi 3-Edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması 4-Edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır. Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur.
İstisna akdinde ise; bir eserin ücret karşılığında yaratılması söz konusudur. İstisna akdinde ücretin tespitinde eser göz önünde tutulur. İş sahibinin talimat verme yetkisi ise, elde edilecek sonuç içindir. Hâlbuki hizmet akdinde emir ve talimat yetkisi işçinin çalışma yerinin, ise başlangıç ve sona eriş saatinin işverence tespiti biçimindedir.
Hizmet akdinin belirleyici ve ayırıcı unsurları zaman ve bağımlılıktır. Zaman ve bağımlılık unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalışmanın varlığı halinde aradaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda ise her ne kadar SGK
Başkanlığı davalılardan … işveren, davacının maluliyeti ile sonuçlanan kazayı iş kazası olarak kabul ederek davacıya gelir bağlamış ise de, bu dava da SGK Başkanlığı taraf olmadığı gibi toplanan delilerden davacının davalılardan … ile arasındaki ilişkinin ortak alınan bir işin birlikte yürütümü diğer davalı … ile aralarındaki sözleşmenin ise istisna sözleşmesi niteliği taşıdığı açıktır.
Hal böyle olunca da, istisna akdine dayalı bir çalışma söz konusu olduğuna göre, 506 sayılı yasanın 2. maddesi dikkate alındığında davacının anılan yasa kapsamında bir çalışması bulunmadığından olayın iş kazası olarak kabulü mümkün değildir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarında doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri İş Mahkemeleridir. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olduğundan bu hususun mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda taraflar arasında işçi, işveren, işveren vekili ilişkisi (hizmet ilişkisi) bulunmadığından tazminat istemli davanın İş Mahkemesinde değil miktara göre Genel Mahkemelerde (Sulh Hukuk-Asliye Hukuk) bakılması gerekir.
Mahkemece, davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine yönelik dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmek gerekirken, meydana gelen kazanın iş kazası olmadığının kabulüne rağmen kazanın davacı kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.