YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2028
KARAR NO : 2010/2799
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mülkiyeti davalı belediyeye ait 7213 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 19.02.1988 tarih 267 sayılı Şişli Belediye Encümen kararı ile bayii … ’ya satıldığı, ondan 07.07.1994 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile temlik aldığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri depo ettirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstemin dayanağını 19.02.1988 günlü Belediye Encümen Kararı teşkil etmektedir. Zira dava konusu taşınmaz davacı bayii … ’ya satışı anılan encümen kararına göre yapılmıştır. Gerek satışın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanununun 70. maddesi, gerekse yürürlükteki 5393 sayılı Belediye Kanununun 18/e maddeleri hükmü uyarınca belediyeye ait taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsili bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulması halinde tahsisin kaldırılmasına karar verme yetkisi belediye encümenine değil, belediye meclisine aittir. Davacı, bayiine yapılan satışın belediye meclisi tarafından yapıldığını kanıtlamadan tescil isteminde bulunamaz. Mahkemece, dava konusu taşınmazın Belediye Meclisinin 20.04.1987 tarihinde onayı ile
satıldığını belirtilmiş ise de, buna ilişkin karar ve belgeler evrak arasında bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, Belediye Meclisinin 20.04.1987 tarihli karar ve ekleri de getirtilmek suretiyle satışın belediye meclisi tarafından verilen yetkiye istinaden yapılıp yapılmadığı ve satışın yukarıda açıklanan yasa maddelerine uygun olup olmadığını araştırmak ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Açıklanan bu yön üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.