Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12543 E. 2011/165 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12543
KARAR NO : 2011/165
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.05.2008 gününde verilen dilekçe ile hasılat kira sözleşmelerine dayalı tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, taraflar arasında bulunan kira sözleşmeleri ile mülkiyeti davalıya ait olan Maarif Otelini işlettiğini, davalının mülkiyeti kendisine ait olmayan otellere, kaplıca suyu satması sonucu, davacının işlettiği otelde suyun yetersiz hale geldiğinden, uğradığı zararın tazminine ilişkin Havza Asliye Hukuk mahkemesinin 2002/209 E. 2005/62 K. sayılı dosyasında, 10.03.1997 ila 10.03.1998 tarihleri arası dönemdeki sıcak su kesintisi nedeniyle uğradığı zararın 3.637,50 TL tespit edilip, kabul edilen miktar haricindeki fazlaya dair haklarını saklı tuttuğu 1.137,50 TL ile 1998 ila 2004 yılları dönemlerine ait 67.642,03 TL uğranılan zarar toplamı, 68.779,53 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-10.03.1997 ila 10.03.1998 tarihleri arası dönemi kapsayan 1.137,50 TL tazminata, davalı tarafından savunmanın genişletilmesi ile karşı konulduğundan davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2010/12543-2011/165
2-Gerçekten, Borçlar Kanunu’nun 272. maddesinin yaptığı yollama sebebiyle olaya uygulanması gereken aynı Kanun’un 250. maddesi gereğince, kiralanan, kira süresi içerisinde kiracının bir kusuru olmaksızın kullanılamaz bir duruma veya önemli derecede ayıplı hale gelirse, kiracı ücretten mütenasip bir miktarın tenzilini veya ihtara rağmen bu müddet zarfında durum bertaraf edilmezse akdin feshini talep edebilir. Kiralayan, kendisinin bir kusuru olmadığını ispat edemez ise tazminat ile mükellef olur.
Somut olayda; bilirkişiler raporlarında, 10.03.1997 ila 10.03.1998 tarihleri arası dönemdeki sıcak su kesintisinin günlük 6 saat olduğu ve bu döneme ilişkin davacı tarafından ödenen toplam kira bedelinin 1/4’üne tekabül eden 3.637,50 TL tespit edilen zarar miktarının, Dairemiz denetiminden de geçerek kesinleştiğinden bahisle, bu sefer 1998 ila 2004 yılları arasındaki zarar miktarının da aynı yöntemle hesaplanması doğru olmamıştır.
Kural olarak Borçlar Kanununun 42. ve Türk Medeni Kanununun 6. maddeleri hükümleri gereğince bu zararın gerçek miktarını kanıtlama yükü iddia eden davacıya düşer. Bilirkişilerin saptadıkları bir zarar söz konusudur ancak zararın miktarının belirlenmesinde bilirkişilere sınırsız yetki tanınmamıştır. Davacının işlettiği otelin 10.03.1998 ila 18.03.2004 dönemlerinde günlük sıcak su kesinti miktarına göre ödenen kira bedelinin 1/4’ü oranında davacının zararının bulunduğu kabulü, zararın hakiki miktarını kanıtlamamaktadır.
Mahkemece, zararın hakiki miktarı tespit edilemediğinden Borçlar Kanununun 42. maddesi hükmünün hakime verdiği yetki ile 10.03.1998 ila 18.03.2004 dönemlerine ait zarar miktarının olaya ve adalete uygun olarak yeniden tespiti gerekir.
Bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.