Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/4585 E. 2010/5623 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4585
KARAR NO : 2010/5623
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.06.2005 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil olmadığıtakdirde alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin reddine dair verilen 11.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, davalılar arasında 19.11.2002 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 5 numaralı bağımsız bölümün yüklenici tarafından 09.06.2004 tarihinde kendisine temlik ve teslim edildiğini, taşınmazın halen arsa sahibi … adına tapuda kayıtlı olduğunu, kaydın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı arsa sahibi Yurdanur, davacıya satılan bağımsız bölümün 2.kattaki 3 numaralı bağımsız bölüm olduğunu, 5 numaralı bağımsız bölüm yükleniciye bırakılmadığından satışın geçerli sonuç doğurmayacağını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı yüklenici savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, arsa sahibi davalı … aleyhine açılan dava ile davalı … aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacının ıslah yoluyla öne sürdüğü isteğin kabulü ile satışa karşılık ödenen 30.000 TL’nin ödeme tarihi olan 09.06.2004 tarihinden geçerli faizi ile birlikte davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve davalılardan … temyiz etmiştir.
Gerçekten 09.06.2004 tarihli temlik işleminin tarafları davacı ile davalı yüklenici …’tır. Sözleşme hüküm ve sonuçlarını kuşkusuz tarafı olanları bakımından meydana getirecektir. Ne var ki, bu sözleşmeyi arsa sahibi olan davalı da imzalamış ve “müteahhit …’ın satmış olduğu dairenin tapu tesliminde hiçbir sorun çıkmayacağı” taahhüdünde bulunmuştur. Arsa sahibi …’nun bu taahhüdü Borçlar Kanununun 110. maddesinde hükme bağlanan başkasının fiilini taahhüt işlemidir. Anılan hükme göre bir üçüncü şahsın fiilini taahhüt eden kimse taahhüt konusu işlemi yerine getirmekle yükümlüdür. Dolayısıyla davacı arsa sahibinin yaptığı taahhüde dayanarak onun adına tapuda kayıtlı olan bağımsız bölüm tapusunu yüklenicinin yaptığı temlik işlemi sebebi ile ondan talep edebilir. Davalı arsa sahibi her ne kadar yüklenicinin temlik işlemine konu bağımsız bölümün 5 numaralı değil yapıdaki 3 numaralı bağımsız bölüm olduğunu ileri sürmüşse de kendi imzası bulunan sözleşmeye göre temlik işlemine konu bağımsız bölümün 5 numaralı mesken olduğu yazıldığından bunun aksini yazılı delille kanıtlamak zorundadır.
Ayrıca yine davalı arsa sahibi tarafından 09.06.2004 günlü temlik sözleşmesinin feshedildiği savunulmuşsa da iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerin feshinde Borçlar Kanununun 106. maddesinde hükme bağlanan “mehil tayini” koşulu arandığından temerrüde düşen borçluya uygun bir mehil verilmeden yapılan fesih sonuç doğurmaz. Kaldı ki, sözleşmede kalan satış bedeli 20.000 TL’nin tapu tesliminde ödeneceği kararlaştırıldığından davacı bu tarihten önce temerrüde düşmüş kabul edilemez. Bundan dolayı da davalılardan …’ın kalan ödemenin 20.07.2004 tarihinde yapılmadığından bahisle bildirdiği fesih ihbarı sözleşmenin feshine esas alınamaz.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak mülkiyet aktarımı isteminin yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmamıştır .
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacıya 09.06.2004 tarihli sözleşme gereğince ödemesi icap eden 20.000 TL’yi davalılara ödemek üzere depo ettirmek, davacının tapu iptali ve tescil isteminin yukarıda sözü edilen Borçlar Kanununun 110. maddesi çerçevesinde kabul etmek olmalıdır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Kabule göre de;
Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmüne göre muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit sayılacağından hüküm altına alınan alacağı dava tarihi yerine sözleşmenin yapıldığı tarih olan 09.06.2004 tarihinden geçerli faiz yürütülmesi de yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.