YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18566
KARAR NO : 2012/18218
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 30.11.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dairemizin dava konusu uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece: Davacı …’ın maddi tazminat isteminin kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Dava konusu olay nedeniyle düzenlenen 15.12.2010 tarihli kusur bilirkişi raporunda kazalıya %50, davalı işverene %50 oranında kusur verilmiş ve bu rapora davacı tarafça itiraz edilmediğinden %50 oranındaki kazalı kusuru davalı bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur.
Mahkemece: 15.12.2010 tarihli kusur bilirkişi raporunun ve bu rapordaki kusur dağılımının hükme esas alınması gerekirken, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın göz ardı edilerek, davalı itirazı üzerine düzenlenen ve kazalıya %30, davalı işverene ise %70 oranında kusur veren 14.10.2011 tarihli kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmak suretiyle maddi ve manevi tazminatların belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle kusurun belirlenmesinde davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın varlığı göz ardı edilerek yazılı şekilde maddi ve manevi tazminat ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.