Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5749 E. 2011/6850 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5749
KARAR NO : 2011/6850
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar, arasındaki elatmanın önlenmesi ve birleşen dava ile temliken tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14.02.2011 gün ve 2011/154-1703 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı/birleşen davacı … vekili ve davalı/birleşen davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava çaplı taşınmaza elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Birleşen davanın davacıları çekişme konusu 176 ada 1 sayılı parsel üzerinde arazi değerinden daha fazla değerde evleri bulunduğunu, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak evin bulunduğu alanın adlarına tescilini istemiştir.
Mahkemece yapı değeri 11.559,32 TL arazi malikine depo ettirilmiş, asıl dava kabul edilerek birleşen davanın davacılarının çaplı taşınmaza elatmalarının önlenmesine, yapının kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ile birleşen davacının davacıları temyiz etmiş, karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı ve birleşen davanın davacıları karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-176 ada 1 sayılı parselin tapulama tespiti 03.05.1988 tarihinde kesinleşmiştir. Birleşen dava ise 28.01.2010 tarihinde açılmıştır. Birleşen davada kadastrodan önceki bir nedene dayanıldığından kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile birleşen davanın açıldığı tarih arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi uyarınca birleşen davanın reddinde bir yanılgı yoktur. Birleşen davanın davacılarının karar düzeltme istemleri açıklanan nedenle yerinde bulunmamaktadır.
2-Davacının karar düzeltme istemine gelince;
Yukarıda vurgulandığı üzere 176 ada 1 sayılı parsel üzerindeki yapı değeri birleşen davanın davacılarına ödenmek üzere asıl davanın davacısına depo ettirilmiştir. Böylelikle arazi sahibi malzeme ile ilgili tazminat miktarını ödemiş olduğundan artık muhdesadın maliki asıl davanın davacısıdır. Dolayısıyla mülkiyet hakkı sahibinin kal istemi konusuz kalmış bulunmaktadır. Buna rağmen 176 ada 1 sayılı parsel üzerindeki yapının kal’ine karar verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün açıklanan nedenle bozulması gerektiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, asıl davanın davacının karar düzeltme istemi kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle birleşen davanın davacılarının HUMK’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren 190,00 TL para cezası ile 32,30 TL karar düzeltme ret harcının düzeltme isteyen birleşen davanın davacılarından tahsiline, 2.bent uyarınca asıl davanın davacısının karar düzeltme isteminin kabulü ile onamaya ilişkin Dairemizin 14.02.2011 tarih 2011/154 esas 2011/1707 sayılı kararın kaldırılmasına ve hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, asıl davanın davacısı tarafından yatırılan peşin harcın iadesine, 25.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.