YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8993
KARAR NO : 2011/9691
KARAR TARİHİ : 20.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.04.2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, yetki itirazında bulunmuş, işin esası bakımından da davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere dava, icra takibine itirazın iptali istemiyle açılmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, icra takibinin Uşak’da yapıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın da Uşak mahkemelerinde açıldığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı, icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiştir. Hiç kuşkusuz, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin bulunmasına bağlıdır. Gerek icra dairesinin yetkisine, gerekse buna bağlı olarak mahkemenin yetkisine itiraz söz konusu ise, mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda icra dairesi yetkili ise çekişmenin esasının incelenmesi, yetkili değilse ortada geçerli icra takibi bulunmadığından davayı reddetmesi gerekir (Yargıtay HGK’nun 20.03.2002 tarihli 2002/13 -241 E. 208 K. sayılı ilamı).
./..
2011/8993 -2011/9691 -2-
İcra dairelerinin yetkisini düzenleyen İcra ve İflas Kanununun 50/1.maddesi hükmüne göre ilamsız icra takiplerinde, HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HUMK m.9). Bunun dışında aktin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HUMK m.10). Ayrıca, taraflar yetki sözleşmesi düzenleyerek yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilir (HUMK m.22).
Somut uyuşmazlıkta; davalı borçlunun yerleşim yeri, takip talepnamesinde belirtildiği gibi Karahallı’dır. Sözleşmenin icra edildiği yerin de Karahallı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca yanlar arasında, icra dairesinin yetkisine ilişkin bir yetki sözleşmesi bulunmadığı da çekişmeli değildir. Bunlardan dolayı, yetkili icra dairesi Karahallı İcra Müdürlüğü olup, eser sözleşmelerinde uygulama yeri olmayan Borçlar Kanununun 73.maddesi uyarınca, alacaklının iş yeri merkezi olan Uşak İcra Müdürlüğünün yetkili olarak kabulüne olanak yoktur.
Bütün bu saptamalar doğrultusunda, takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığı, yetkili icra dairesinin Karahallı İcra Dairesi olduğu ve ortada geçerli bir takibin bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının bundan ötürü reddine karar verilmesi gerekirken, çekişmenin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiş ise de dava sonuç olarak reddedildiğinden kararın HUMK’nun 438/son maddesince gerekçesi düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.