YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/880
KARAR NO : 2012/15400
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, vergi dairesine kayıtlı olduğu dönemde 1479 sayılı Kanuna tabi Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1.8.1984-31.12.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile, davacının 1.8.1984-31.12.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3 165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.8.1984-31.12.1990 tarihleri arasında terzilik, 12.12.2004-devamı şeklinde ayakkabı terlik perakende satış nedeniyle vergi kaydının bulunduğu, 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak 12.12.2004 tarihi itibariyle Kurumca yapılan tescilinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
1479 sayılı … Kanununda dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesine koşut geçmiş günlerin tespitine olanak sağlayan yasal düzenleme mevcut değildir. Başka bir anlatımla … Kanununda açık bir hüküm olmadığından geçmiş hizmetlerin tespitine olanak yoktur. 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa’nın 47.maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 18.maddesinde bu kanuna göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların
hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olan sigortalıların sigortalılıklarının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemede bulundukları taktirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacının 12.12.2004 tarihinden önce sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının uyuşmazlık konusu dönemde 1.8.1984-31.12.1990 tarihleri arasında vergi kaydı bulunmakta ise de 1479 sayılı Yasa’nın Ek 18. maddesindeki koşullar gerçekleşmediği gibi Davacı 1479 sayılı Yasa’ya 14.03.1985 tarihli 3165 sayılı Yasa ile eklenen Ek Geçici 16. maddeye göre süresi içinde Ek Geçici 13. madde gereğince geçmiş hizmetleri ile ilgili borçlanmayı da talep etmemiştir. Davacının uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. HGK’nun 03.11.2004 tarihli 2004/10-524 Esas, 2004/581 Karar nolu kararı da bu yöndedir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.