Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9047 E. 2012/3413 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9047
KARAR NO : 2012/3413
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 15266276 sigorta sicil numarasının kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, “…” sigorta sicil numarası ile … adına bildirilen sigortalı çalışmanın davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “…” sicil sayılı işyerinden ” …” sigorta sicil numarası ile 1.11.1983 tarihinden itibaren … adına bildirilen çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir.
“…” sigorta sicil numarası ile Kuruma bildirilen sigortalı çalışmaları gösterir hizmet döküm cetvelinde görüleceği üzere çalışmaların bir kısmı …, bir kısmı ise … adına bildirilmiştir. … adına bildirilen sigortalı çalışmaların başlangıç tarihi 31.10.1983 olup davacının 1.11.1983 tarihinde … AŞ ünvanlı işyerinde çalışmaya başladığını gösteren sigortalı işe giriş bildirgesinin incelenmesinde, sigorta sicil numarasının “…” olduğu ve sigorta sicil numarasının ilk kez bu tarihte çalışmaya başlanması nedeniyle verildiği anlaşılmaktadır. Aidiyet davalarında, Kurum kayıtlarına göre çalışma kime ait gözüküyor ise bu kişinin gerçekte olup olmadığı veya davacı ile aynı kişi olup olmadığı hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak bir biçimde araştırılmalı, böyle bir kişinin bulunduğu belirlenir ise davanın hak alanını etkilemesi nedeniyle davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesi zorunludur. Mahkemece, sigortalı işe giriş bildirgesinde yer alan tüm kimlik bilgileri yazılmak suretiyle Kastamonu ili ve tüm ilçelerinde böyle bir kişi olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, aidiyet davalarının aydınlatılmasında en önemli delillerin başında işyeri özlük dosyası gelmektedir. Zira, sigortalıya ait ve davanın aydınlatılmasında faydası bulunan belgeler bu dosyada yer almaktadır. Mahkemece, davacı ve …’nın işyeri özlük dosyalarının istenmediği gibi sigorta sicil dosyasının eksiksiz bir biçimde getirtilmediği, kolluk araştırması yapılmadığı, bordro tanıklarının dinlenmediği ve böylece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, “…” sicil sayılı sigortalı dosyasını eksiksiz bir biçimde getirtmek, kolluk araştırması yapmak, bordro tanığı dinlemek, sigortalı işe giriş bildirgesinde yer alan tüm kimlik bilgileri yazılmak suretiyle Kastamonu ili ve tüm ilçelerinde böyle bir kişi olup olmadığını araştırmak ve var ise davalı sıfatıyla davaya dahil etmek, davalı işyerinden davacı ve …’nın işyeri özlük dosyalarını ve çalışma dönemine ilişkin ücret ödeme belgelerini getirtmek, davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.