Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4807 E. 2011/6181 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4807
KARAR NO : 2011/6181
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.02.2010 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki muhdesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, 59 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan “üzerindeki inşaat …’a aittir” kaydının terkinini talep etmiştir.
Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü ve … kayyumu davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen “beyanlar” gerek tescillerden, gerekse şerhlerden farklıdır. Kütüğün beyanlar hanesine işlenen kayıt, kural olarak ne bir ayni hak ihdas eder ne de şahsi bir hakkı güçlendirmeye yarar. Beyanların fonksiyonu, gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir.
Somut olayda da; dava konusu taşınmazın tapu kaydında muhdesat bilgileri bölümünde “üzerindeki inşaat …’a aittir” şeklinde beyan kaydı mevcuttur. Dava, … ve Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Beyan kaydı taşınmaz üzerindeki inşaatın … tarafından yapıldığını göstermekte, inşaata ilişkin haklarına aleniyet sağlamaktadır. Bu kaydın terkini de onların durumunu etkilemektedir. Kısaca söylemek gerekirse, dava konusu subjektif hakkın tarafı … mirasçılarıdır. Tapu sicil müdürlüğünün bu hakla ilgisi bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilerek tapu sicil müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken bu davalı yönünden de kabul kararı verilmesi doğru değildir. Karar bu sebeple bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.