Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/1089 E. 2010/2648 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1089
KARAR NO : 2010/2648
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.03.2002 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi, birleşen davada davalı-k.davacı … 26.07.2002 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 2002/214 Esas sayılı dosya ile davacı yanın tapu iptali ve tescil davasının reddi ile bu dosya ile birleştirilen meni müdahale ve kal talebine ilişkin mahkeme ilamı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmekle bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına davacı-k.davalı …’ün tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 31.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil, birleşen dava ise mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyularak; “…mahkememizin 2002/214 Esas sayılı dosyasıyla davacı yanın tapu iptali ve tescil davasının reddi ile bu dosya ile birleştirilen meni müdahale-kal talebine ilişkin mahkememizin ilamı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmekle bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına davacı-karşı davalı …’ün tazminat talebinin kısmen kabulüne” şeklinde karar verilmiştir.
Hükmü davalı-karşı davacı … temyiz etmiştir.
Bozma ilamında bozma dışı bırakılan kısımlar yönünden hüküm kurulmaması doğru değildir. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak
verilen hüküm yeni bir hükümdür. HUMK’nun 388 ve 389. maddelerinde verilecek hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında birer birer şüphe ve tereddüt oluşturmayacak şekilde yazılması öngörülmüştür. Öte yandan ilk hükmün Yargıtay’ca bozulması sonucunda hayatiyetini kaybettiği de açıktır. Bu durumda bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istek kalemlerini karşılar biçimde yeniden yazılması gerekirken bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.