Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/14680 E. 2010/2673 K. 12.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14680
KARAR NO : 2010/2673
KARAR TARİHİ : 12.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.07.2007 gününde verilen dilekçe ile rödevans sözleşmesi ve yönetmelikten kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … Şti. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … Tur. Yat. San. Tic. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı … Tur. Yat. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Ölüdeniz-Kıdrak sınırları içerisinde bulunan orman alanının davalılardan Ağartan Adi Komandit Şti.’ne 13.05.1993 tarihinde 49 yıl süreyle tahsis edildiğini, tahsis alanının diğer davalı … A.Ş.’ye kiralandığını, Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkındaki Yönetmeliğin 52.maddesinin 4.fıkrası uyarınca tahsis edilen arazi üzerindeki tesislerin işletmesinin üçüncü kişilere kiraya verilmesi halinde kiraya verenlerin kira bedeli üzerinden ikinci kiracının da işletme hasılatı üzerinden % 2 payı tahsis eden idareye yatırması gerektiğini, yönetmelik hükümlerine göre davalı … A.Ş.’nin en geç 28.03.2007 tarihine kadar Ağartan Adi Komandit Şti.’nin de 15.03.2007 gününe kadar ödemede bulunması gerektiği halde ödeme yapmadıklarını, 2004 ve 2005 yıllarına ait %2 gayrisafi pay tutarı 32.335,76 TL, gecikme zammı 12.840,14 TL ile KDV tutarı olan 8.131,67 TL’nin dava tarihinden geçerli faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 31.03.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle bu miktarı 34.890,37 TL arttırmıştır.
Davalılardan … A.Ş., uyuşmazlıkta önceki 07.02.1988 tarihli yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, buna göre de borçlu
bulunmadığını, 05.04.1995 tarihli yönetmeliğin 52.maddesinin 3.fıkrası ve geçici 1/b maddesinde yer alan hükümlerin Danıştay tarafından iptal edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılardan Ağartan Adi Komandit Şti. aleyhine açılan davanın husumet noktasından reddine, davalı … A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile bilirkişinin asıl alacak olarak hesapladığı 32.335,76 TL, gecikme zammı 3.249,26 TL olmak üzere toplam 35.585,02 TL’nin dava tarihinden yasal faizi ile birlikte, ıslah dilekçesinde belirtilen 34.890,37 TL’nin ise ıslah tarihi olan 31.03.2009 tarihinden itibaren değişen yasal faiziyle beraber davalı … A.Ş.’den tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı idare ile davalılardan … A.Ş. temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, orman alanı olan sahanın davacı tarafından davalılardan Ağartan Adi Komandit Şti.’ne 13.05.1993 tarihinde 49 yıl süreyle tahsis edildiği, tahsis edilen yerin davalı … Şti. tarafından diğer davalı … A.Ş.’ye kiralandığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli döneme ilişkin uygulanması gereken 05.04.1995 tarihli Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkındaki Yönetmeliğin 52.maddesinin 4.fıkrasına göre “tahsis edilen arazi üzerinde kurulan tesislerin işletmeciliğinin üçüncü kişi ve kuruluşlara kiraya verilmesi halinde, kiracıların yapacakları kiraya verme işlemleri de dahil olmak üzere kiraya verenler kira bedeli üzerinden son kiracı olan işletmeci ise işletme hasılatı üzerinden %2 ilgili orman işletme saymanlığına yatıracaktır”. Görülüyor ki, davalılardan Ağartan Adi Komandit Şti. kira bedeli üzerinden %2, ikinci kiracı ve işletmeci olan … A.Ş. ise hasılat payı üzerinden %2 olmak üzere davacıya ayrı ayrı kira ödemek zorundadır. Alacaklıya karşı birden çok borçlu varsa da, sözleşme veya kanun gereği borçlular alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmadıklarından ve alacaklı borcun tamamını borçluların her birinden talep edemeyeceğinden, davacı Borçlar Kanununun teselsüle ilişkin 50 ve 51.maddeleri hükümlerinden yararlanamaz. Davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Davada, 2004 ve 2005 yıllarına ait gayrisafi hasılat payı üzerinden 32.335,76 TL asıl alacak, 12.840,14 TL gecikme faizi, 8.131,67 TL KDV alacağının tahsili istenmiş, ıslahla gayrisafi hasılat payı tutarı alacağına ayrıca 34.890,37 TL ilave edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere gecikme zammı alacağı kısmen kabul edilmiş, KDV alacağı istemi ise reddedilmiştir. 05.04.1995 günlü yönetmeliğin 55.maddesinde aynen “bu yönetmelik hükümlerine göre gerçek ve tüzel kişilere bedelli olarak verilen her türlü
izinlerde zamanında ödenmeyen bedeller için izinlerin iptaline ilişkin hükümler saklı kalmak şartı ile bildirime gerek kalmaksızın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51.maddesinde yazılı nispette gecikme zammı alınır” hükmü bulunmaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun değişik 51.maddesi hükmü ise “amme alacağının ödenme müddeti içinde ödenmeyen kısmında vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. Gecikme zammı, bir milyon liradan az olamaz. Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyai cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez. Bakanlar Kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibariyle topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibariyle farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir” şeklindedir. 05.04.1995 günlü yönetmeliğin “Turizm ve Su Ürünleri İzinlerinde Tahsil Edilecek Bedeller” başlıklı 52.maddesinde işletmelere ait gayrisafi yıllık gelirin %2’sinin takip eden yılın Eylül ayı sonuna kadar tahsil edileceği hükmü bulunduğundan, davacı idare ödenmeyen hasılat payları nedeniyle yönetmeliğin 55.maddesindeki “ayrıca bildirime gerek kalmaksızın” hükmüne dayanarak davalılardan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51.maddesindeki oranda gecikme zammı isteyebilir. Açık olan yönetmelik ve yasa hükmüne rağmen mahkemece hukuki olan konuda bilirkişi raporuna bağlı kalınarak eksik hesaplanan gecikme zammı alacağına hükmedilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 3/f maddesinde Gelir Vergisi Kanununun 70.maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV’nin konusu teşkil edeceği hükmü bulunmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70.maddesine göre de orman arazisini kiraya veren ve ormanı kullanma hakkı bulunan davacı, kiraya verme işlemi nedeniyle elde ettiği irattan (hasılat kira payından) dolayı KDV mükellefidir. Davalıların ayrıca KDV ödemeleri, davacının bu mükellefiyetini kaldırmayacağından hasılat kira alacaklarına KDV hesabı yapılarak bunun da hüküm altına alınması yerine, bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak KDV istek kaleminin reddi de açıklanan nedenle doğru olmamıştır.
2-Davalı … A.Ş.’nin temyiz itirazlarına gelince;
05.04.1995 tarihli yönetmeliğin yukarıya da yazılan 52.maddesinin 4.fıkrasında “tahsis edilen arazi üzerinde kurulan tesislerin işletmeciliğinin üçüncü kişi ve kuruluşlara kiraya verilmesi halinde kiracıların yapacakları kiraya verme işlemleri de dahil olmak üzere kiraya verenler kira bedeli üzerinden son kiracı olan işletici ise işletme hasılatı üzerinden %2’yi ilgili Orman İşletme Müdürlüğü saymanlığına yatırmayı taahhüt edeceklerdir. Taahhüt, kira kontratının tanzim edildiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılır. Kiracıların taahhütte bulunmamalarından dolayı bunlardan alınmayan hasılat payları kiraya verenlerden alınır. Kiracıların yıllık hasılatı beyan etmesiyle hasılat payını yatırmasında yatırımcı için öngörülen esaslar uygulanır” hükmü bulunmaktadır. Görülüyor ki, bu hüküm uyarınca son kiracının (davalı … A.Ş.’nin) işletme hasılatının %2’si kadar olan kiradan sorumlu tutulması kiracının taahhütte bulunması halinde olanaklıdır. Kiracı (… A.Ş.) davacıya karşı taahhütte bulunmamış ise işletme hasılatı üzerinden alınacak %2’den sorumlu olan taraf kendisine orman arazisi tahsis edilen kişi veya kuruluşlar, kısaca davalılardan Ağartan Adi Komandit Şirketi’dir. Davacı idare, Hazineye göndermiş olduğu 17.07.2007 tarihli yazıda açıkça kiracı şirketten (… A.Ş.’den) yönetmeliğin 52.maddesinde bahsi geçen taahhütnamenin alınmadığını belirttiğinden 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin davacının gayrisafi işletme payından olan alacağı ile sorumlu tutulamaz.
Mahkemece bu yönün gözden kaçırılması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı idare, (2). bent uyarınca da temyiz eden davalı … A.Ş. yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 12.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.