YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/95
KARAR NO : 2022/600
KARAR TARİHİ : 26.04.2022
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Kayseri 1. Aile Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili 04.04.2016 tarihli dava dilekçesinde; tarafların kaçarak evlendiğini, davalının eşine bağımsız konut temin etmediğini, madde bağımlısı olduğunu, eşine hakaret ve küfür ettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, yaşanan anlaşmazlık nedeniyle eşler arasında boşanma davası açıldığını ancak daha sonra barıştıklarını, davadan vazgeçildiğini, fakat davalının olumsuz davranışlarının yine de düzelmediğini, davacıya fiziksel şiddet uygulamaya, ağır hakaretler ve küfürler etmeye devam ettiğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, müvekkili yararına 800TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 100.000TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili 19.04.2016 tarihli cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, dava dilekçesinde yer alan iddiaların aksine davacının davalıya fiziksel şiddet uyguladığını, boşanmaya sebep olan olaylarda davalının kusurlu olduğunu belirterek boşanmanın eki niteliğinde talep edilen tazminat ve nafakaların reddini savunmuş, velâyetin müvekkiline verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararı:
6. Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2016/282 E., 2016/600 K. sayılı kararı ile; boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin bağımsız konut temin etmediği, birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine şiddet uyguladığı bu sebeplerle tam kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, çocuk yararına 250TL tedbir-iştirak, kadın yararına 250TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 7.000TL maddi, 8.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı yasal süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
8. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.02.2018 tarihli ve 2016/23293 E., 2018/2422 K. sayılı kararı ile;
“…Davacı … 29.01.2018 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş ise de, tarafların boşanmaları ve velayete ilişkin hükümler temyiz edilmeden kesinleştiğinden, davacının davadan feragat beyanı boşanma ve velayet hükümleri yönünden hukuken geçerli sonuç doğurmaz. Ancak davadan feragat davanın fer’ilerini de kapsar. Davacı … 29.01.2018 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirdiğinden bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün davacı kadın yararına takdir edilen tazminatlar ve kadın ile ortak çocuk yararına takdir edilen nafakalar yönünden, bozulmasına karar vermek gerekmiştir,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2018/302 E., 2018/317 K. sayılı kararı ile davacının 29.01.2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, bozma ilamı uyarınca boşanma hükmünün kesinleştiği yönündeki saptamaya katılmanın mümkün olmadığı, davalının temyiz dilekçesinin sonuç kısmında yerel mahkeme kararının bozulmasını talep ettiği, dolayısıyla boşanma ile ilgili hükmü açıkça temyiz etmediğini bildirmediği, diğer bir ifadeyle boşanma kararının temyiz dışında tutulduğuna dair bir cümlenin dilekçede yer almadığı, açıklama bölümünde her ne kadar kusur ve nafakalardan bahsedilmiş olsa da netice ve talep kısmında boşanmanın temyiz edilmediğinin belirtilmemesi nedeniyle tarafların boşanmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, eşlerin temyiz incelemesi aşamasında barışarak evliliklerini sürdürmek istediklerine ilişkin iradelerini ortaya koyduklarını, tarafların boşanmış sayılmaları yorumunun tarafları yeniden resmi olarak evlenmeye zorlamak olduğu gerekçesiyle ara karar ile Yargıtayın bu yöndeki saptamasına direnme kararı verilerek devam edilen yargılamada davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı yasal süresi içinde davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davalı vekilinin 12.08.2016 tarihli temyiz dilekçesi dikkate alındığında, mahkemece verilen ilk kararda yer alan “tarafların boşanmasına” ilişkin hükmün kesinleşip kesinleşmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının 29.01.2018 tarihli feragat dilekçesinin boşanma kararı yönünden hukukî sonuç doğurup doğurmayacağı noktasında toplanmaktadır.
III. ÖNSORUN
12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce; mahkemece, bozma öncesi verilen kararda tarafların boşanmalarına karar verildiği, tarafların temyizi üzerine Özel Dairece hükmün bozulduğu; bunun üzerine mahkemece direnme adı altında verilen kararda “davanın feragat nedeni ile reddine” karar verildiği dikkate alındığında direnme adı altında verilen bu kararın yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi incelenmesi gerektiği hususu ön sorun olarak ele alınıp incelenmiştir.
IV. GEREKÇE
13. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
14. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.
15. Somut olayda; mahkemece bozma öncesi verilen kararda tarafların boşanmalarına karar verildiği, Özel Dairenin “davacı tarafından verilen 29.01.2018 tarihli feragat dilekçesi uyarınca kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile çocuk için hükmedilen nafakalar yönünden bir karar verilmek üzere” hükmü bozduğu; bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılamada “boşanma kararının henüz kesinleşmediği dolayısıyla açılan davanın fer’ileriyle birlikte feragat nedeni ile reddine” karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
16. Bu durumda, mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.
17. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
18. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.