Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8192 E. 2010/9535 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8192
KARAR NO : 2010/9535
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.05.2009 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, haciz şerhinin terkini isteğine ilişkindir.
Davacı, 3609 parsel sayılı taşınmazı 26.12.2008 tarihinde cebri ihale sonucu satın aldığını, ihale tarihinden sonra kayda haciz şerhi konulduğunu ileri sürerek, mülkiyetin kendilerine geçtiği tarihten sonra kayda işlenen haciz şerhlerinin terkinini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan İcra Müdürlüğünün el koyması işlemidir. İ….m.91 hükmünce gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanunu m.1010 anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hakimiyet hakkı kurmasını sağlamaz ise de, tasarruf yetkisinin dar manada kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.
Türk Medeni Kanunu’nun 1010. maddesi uyarınca haciz şerhi tapuya yazıldıktan sonra lehtarının talebi ile terkin edilebilir. Borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi veya sona ermesi halinde ya da haciz şerhinin usulsüz kaydı
2010/8192 – 9535
hallerinde ilgilisinin terkine olur vermemesi durumunda taşınmaz maliki, şerhin terkinini dava edebilir. Davanın da şerh nedeniyle hak sahibi olan kişilere karşı yöneltilmesi gereklidir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz tapu kaydına 25.03.2008 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğine dair şerh düşülmüş, 26.12.2008 tarihli ihalede de taşınmaz davacıya satılmıştır. Satış tarihinden sonra taşınmaz üzerine önceki malikin borçlarından dolayı hacizler konulmuştur. Şimdi davacı haciz şerhlerinin terkinini tapu sicil müdürlüğünü hasım göstererek açtığı davada talep etmektedir. Yukarıda da değinildiği gibi şerhin dayanağının kalkması ya da usulsüz kaydı halinde ilgilisinin olur vermesi, bu olur sağlanamazsa ilgili hak sahiplerinin hasım gösterilerek açılacak davada terkinin istenmesi gerekir. Diğer bir anlatımla tapu sicil müdürlüğünün terkin davasında pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.