Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12409 E. 2012/7850 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12409
KARAR NO : 2012/7850
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 22/05/2002-10/06/2003 ve 14/03/2005-02/07/2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı işverene ait Türkmenistan’da bulunan işyerinde 22.5.2002-10.6.2003 ve 14.3.2005-2.7.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüyle davacının davalı şirkete ait tescilsiz ve 1145/7 Sokak No:2/E Uzbek İşhanı Yenişehir İzmir adresindeki işyerinde 22.5.2002-10.6.2003 tarihleri arasında 380 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Devletlerin, yargı yetkilerini kullanmaları, kendi hakimiyet sahaları içerisinde yaşayan ve bu sınırlar içerisinde geçerli hukuk kurallarına göre olduğu, hukukun genel prensibidir. Olayda herhangi bir şekilde “yabancılık” unsuru girdiğinde mutlak olarak “Türk Hukukunun” uygulanacağından söz edilemez.
506 sayılı Yasada belirlenen ilke ve tanımlar kural olarak Türkiye’de bulunan işçi, işverenler ve işyerleri için hüküm ifade ettiği tartışmasızdır. Bu nedenlerle, 506 sayılı Yasanın 3. maddesinde G) bendinde Türkiye’de çalışan ve yabancı ülkede sigortalı olan yabancı kişilerin sigortalı olmayacakları gibi özel ve istisnai hükümlere de yer verilmiştir.
Somut olayımızda; davalı işveren davacının hizmet tesbitine konu yaptığı işyerinin “Türkmenistan’da” bulunduğunu iddia etmektedir. Bu iddia yönü ile olaya uygulanacak yasa maddesinin tesbiti açısından öncelikle Türkmenistan ile Türkiye arasında yapılmış ikili bir Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Ne var ki; bu ülke ile yapılmış herhangi bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmamaktadır. Yabancı ülkede yapılan çalışmaların Türk Hukuk kurallarına göre tesbiti yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde mümkün olmadığı için zaman zaman bu çalışmalar “borçlanma” yoluyla Türkiye’de ki çalışmalara dahil edilme imkanı tanınmaktaydı. Son alarak; 4958 sayılı Yasayla getirilen bir değişiklikle 506 sayılı Yasanın 86. maddesinin son fıkrasına “Sosyal Güvenlik Sözleşmesi” Imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki işyerlerinde çalışmak üzere giden Türk İşçilerine istekleri halinde 85. madde hükümlerinin
uygulanacağı” şeklinde bir hüküm getirilmek suretiyle bu konudaki eksiklik giderilmeye çalışılmıştır. Dosyadaki belgelerden, davacının, 506 sayılı Yasanın 85. maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalı olmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere geriye doğru isteğe bağlı sigortalılığın ihdası da mümkün değildir. Tüm bu olgular yanında; 506 sayılı Yasanın 7. maddesinde özel bir hükümle “işveren tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümlülükleri bu görevi yaptıkları sürece de devam eder” şeklinde bir kural getirilmiştir. Buna göre; davacının davalı işveren yanında Türkmenistan’da ki işyerine gönderilmeden önce Türkiye’de bulunan işyerinde çalışıyor iken geçici bir süre için anılan ülkeye gönderilmiş ise; talep konusu hizmet tesbitinin kabulü de mümkün olacaktır.
Dosyadaki kayıtlara göre; davacının davalı işverenin Türkiye’deki SGK’da tescilli herhangi bir işyerinden işe girişi ve bildirilmiş bir çalışması yoktur. Kaldı ki davacı da kendisi Türkmenistan’da çalıştığını iddia etmekte olup, bu durumda 506 sayılı Yasanın 7. maddesine göre geçici olarak yurtdışında çalışma hali de gerçekleşmediğinden şartları bulunmayan davacı talebinin tümden reddi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davacının isteminin tümden reddine karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum ve işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Ekol Müh. İnş. Mim. Doğalgaz Tur. Tic. Ve San. Ltd. Şti.’ne iadesine 14/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.