Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/2055 E. 2010/2978 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2055
KARAR NO : 2010/2978
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.10.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 07.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki bulunduğu 43 parsel sayılı taşınmazın yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 41 ve 40 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, davacının geçit değerine ilişkin beyanı dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmiş, hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak
değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde 8.000TL dava değeri belirterek, davalılara ait taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiş, 07.12.2009 tarihli oturumda da müddeabihin 2.000TL olduğunu belirtmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, resen dikkate alınır. Mamelek hukukundan doğan davalarda görev, dava konusunun dava tarihindeki değerine göre tespit edilir. Geçit davalarında da görev, geçit ihtiyacı içinde bulunan taşınmazın yola bağlantısını sağlayan seçeneklerin değeri dikkate alınarak belirlenir. Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait taşınmazın yola bağlantısını sağlayacak geçit seçenekleri ve bunların değerleri belirlenmeden görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Mahkemece, uzman bilirkişilerin katılımıyla yapılacak keşifte geçit seçenek ve değerlerinin saptanmasından sonra görev hususu değerlendirilmelidir. Bu husus bir yana bırakılarak, kamu düzenini ilgilendiren görev konusunda davacının beyanına itibar edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 18.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.