Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1738 E. 2012/18358 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1738
KARAR NO : 2012/18358
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/01/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirci nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, 01.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.01.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Tahsis talebinde bulunan sigortalıya, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için; 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/C b-bb maddesindeki düzenleme gereğince, 15 yıl sigortalılık, 3600 gün prim ödeme şartı ile 54 yaşını doldurmuş olma şartının gerçekleşmiş olması gerekir.
Somut olayda; davacının 01.07.1954 doğumlu olduğu ve tahsis talep tarihinde 54 yaşını ikmal ettiği, 15 yıllık sigortalılık süresini sağladığı ancak 23.05.2008 tarihinde 3600 gün prim ödeme şartını yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davacı 3600 gün prim ödeme şartını 31.12.2008 tarihinde sağlamış olup, bu durumda yaşlılık aylığı talebinin 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/C b-bc kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu kapsamda değerlendirilme yapıldığında ise davacı tahsis talep tarihinde 56 olan yaş şartını sağlamamaktadır. Buna rağmen mahkemece davacının 01.01.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine şeklinde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.