YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12577
KARAR NO : 2012/9424
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 18/10/2007 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, malulüyet aylığı bağlanması konusundaki talebi davalı Kurumca 22.10.2007 tarihinde reddedildiğinden, ilk talep tarihi olan 18.10.2007 tarihi itibariyle malulüyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının 01.10.2010 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmiş ise de eksik araştırma ve inceleme ile bu sonuca varılmıştır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, mülga 1479 sayılı Yasanın 28 ve devamı maddeleri ile 5510 sayılı Yasanın 25.ve devamı maddeleri olup, 1479 sayılı Yasanın 28.maddesi uyarınca beden çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tesbit edilen sigortalı malul sayılır.5510 sayılı Yasanın 25.maddesinde ise sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulune uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu,4.maddenin 1.fıkrasının (a) ve (b) bendleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60 ‘ını (c)bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalının malul sayılacağını hüküm altına almış olup maluliyetin tespiti yöntemi de 5510 sayılı Yasa’nın 95. Maddesinde hüküm altına alınmış olup anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı Asker Hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kululunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda,davacının 1479 Sayılı Yasaya tabi Kurum sigortalısı olduğu,2005 yılında geçirdiği trafik kazası sonun da çalışamayacak şekilde malul kaldığından 18.10.2007 tarihinde kurumdan maluliyet aylığı bağlanmasını istediği Kurumun 22.10.2007 tarihli kararı ile 2/3 oranında maluliyetinin olmadığından isteminin reddine karar verilmesi üzerine açılan davada SGK Yüksek Sağlık Kurulunca davacının isteminin önceki yasaya tabi olduğundan 5510 sayılı Yasa gereğince değerlendirme yapılamayacağının bildirildiği, Meram Tıp Fakültesi Hastanesinin 15.09.2010 tarihli rapora dayalı olarak davacının 2/3 oranında malül olduğuna karar verilmesi üzerine davacıya 01.10.2010 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. Devam eden davada yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın yerleşik hukuk uygulamaları gereğince davacı yönünden de uygulanacağı açık olup davacının yukarıda açıklanan ilkeler gereğince maluliyet durumunun incelenmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verdiği ortadadır.
Mahkemece bu durumda yapılacak iş öncelikle davacının maluliyetinin ve başlangıç tarihinin tespiti yönünden ilk talep tarihi olan 18.10.2007 tarihinde çalışma gücünün 2/3’ünü kaybedecek derecede malul olup olmadığı, davacının çalışma gücünün 2/3’ü oranında malul olmadığının tespiti halinde; 5510 sayılı Yasanın 25.ve devamı maddeleri uyarınca çalışma gücünün en az %60’nın kaybedilmesi durumunda sigortalının malul sayılacağına ilişkin düzenleme gözetilerek maluliyet oranı ve bu oranın tarihi,5510 Sayılı Yasa’nın 25.maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte gözetilerek Adli Tıp ihtisas dairesi ve giderek Adli Tıp Genel Kurulu raporu ile tespit olunmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.