Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3166 E. 2012/14421 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3166
KARAR NO : 2012/14421
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 19.01.2007 tarihinde meslek hastalığı sonucu % 30,38 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının manevi tazminat isteminin kabulüne, maddi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının manevi tazminat isteminin ılımlı bulunduğu göz önüne alındığında yerel mahkemenin manevi tazminat ilişkin takdiri yerinde olmuştur. Maddi tazminata gelince; davacının yargılama sırasında emekli olduğunun göz ardı edilerek 60 yaşa kadar aktif devre hesabının iş yeri ücretleriyle yapıldığı hesap raporunun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur.
Dava meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Bu tür tazminat davalılarında zarar hesabında hangi ücretin esas alınacağı önem arz etmektedir. Bu nedenle zararların tazmininde ana ilke gerçeğe en yakın ücretin esas alınmasıdır. Bilinen ve fiilen çalışılan dönem hesabında bilinen ücretlerin alınması esastır. Bilinen dönem dışında kalan çalışma dönem kazanç kaybı hesabı tamamen varsayıma dayalı hesaplanmaktadır.
Davacının dava açıldıktan sonra 15.01.2009 tarihinde emekli olarak işyerinden ayrıldığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan aksi kanıtlanmadığı sürece, emekli olduğu tarih ile 60 yaşı arasında kalan döneminde sigortalının elde edeceği ücretin asgari ücret olacağının kabulü ile tazminatının bu ücret üzerinden hesaplanması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Hal böyle olunca davacının emekli olduğu 15.01.2009 tarihi ile 60 yaşı arasındaki elde edeceği tazminatın asgari asgari ücret yerine fiilen çalıştığı ücretin esas alınmak sureti ile hesaplanmasının yukarıdaki ilkelere aykırı olduğu ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine
13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.