Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8714 E. 2012/3367 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8714
KARAR NO : 2012/3367
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1999-21/10/2002 ve 20/08/1993-06/06/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 1999 – 21.10.2002 ve 20.8.2003 – 6.6.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işyerinde belirtilen tarih aralığında çalışmalarının sabit olduğu, bu çalışmalardan bir kısmının davalı Kurum’a bildirildiği, bildirilmeyen dönemlerde ise davacının kendi adına ve hesabına çalıştığının iddia edildiği görülmüştür. Ancak davacının, davalı işverene ait işyeri içinde bulunan yerde kendi adına ve hesabına araç yıkama işini yaptığına dair sözleşme ibraz edilmediği, …, su aboneliğinin davacı adına olduğuna dair delil bulunmadığı, bu tarih aralığında davacının vergi ve … kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle, davacı ile davalı işveren arasında hizmet akdi yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.