YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5706
KARAR NO : 2011/7007
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalı Hazinenin özel mülkiyetindeki 152 ada 4 ve 5 sayılı parsellerin tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini istemleriyle açılmıştır.
Davalı Hazine, aynı taşınmazlar hakkında kesin hüküm bulunduğunu, davacıların yol ihtiyaçları olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 715. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddeleri uyarınca yollar, paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen ya da kamunun kadimden beri yararlandığı taşınmaz parçalarıdır. Yol, meydan, köprü gibi orta malları tescili gerektirmeyen, yalnız haritasında gösterilmekle yetinilen yerlerdendir.
Davacılar, Hazine adına tahdit ve tespit edilen 152 ada 4 ve 5 sayılı parsellerin yol olduğunu iddia etmiştir. Bu iddianın bilirkişi ve tanık beyanlarıyla ispatı olanağı bulunmaktadır. Burada ispatı gereken husus, o taşınmazın kadimden beri yol olarak kullanılmakta olunduğudur. Kadim sözcüğüyle anlatılmak istenen ise öncesi belli olmayan zaman dilimidir.
Somut uyuşmazlıkta dinlenen tanık beyanlarından, dava konusu taşınmazların yörede yapılan kadastro çalışmalarından on yıl kadar önce civardaki taşınmaz malikleri tarafından açıldığı ve yol olarak kullanılmaya bu şekilde başlandığı anlaşılmaktadır. Kısaca, bildirilen süre kadim bir kullanım süresi değildir. Bu beyanlardan, dava konusu taşınmazların sonradan yol olarak kullanılmaya başlandığı görülmektedir.
Yapılan bu saptamalara göre kadim kullanma davacılar tarafından kanıtlanamadığından, davanın reddi gerekirken çekişmeli taşınmazlar kadim yolmuş gibi istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.