Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/13911 E. 2011/451 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13911
KARAR NO : 2011/451
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Davacı vekili tarafından, davalılar … vd aleyhine 25.03.2004 gününde verilen dilekçe ile davacı … vekili tarafından davalılar … vd aleyhine 31.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davacıların davalarının kabulüne dair verilen 13.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleşen dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Davalı arsa sahipleri eserde eksiklikler bulunduğunu, sözleşmeye göre SGK primleri ile vergi ve harçların yüklenici tarafından ödenmesi gerektiğini, gecikme sebebiyle yükleniciden kira alacakları olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı arsa sahipleri temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici … Dertli arasında 14.09.1999 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yüklenicinin 238 ada 316 sayılı parsel üzerindeki binayı yapmasına karşılık arsa sahipleri tarafından bedel olarak arsa payı verilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Gerek asıl davanın, gerekse birleşen davanın davacısı tescilini dava konusu yaptıkları bağımsız bölümlerin sözleşmeyle yükleniciye bırakılan yerlerden olduğunu, yükleniciden 08.04.2002 ve 05.09.2003 tarihli taşınmaz
2010/13911 – 2011/451
satış vaadi sözleşmeleri ile şahsi hakkını temlik aldıklarını ileri sürmüştür. Gerçekten, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerin yerine getirilmesi halinde yüklenici, sözleşmeyle devri kararlaştırılan bağımsız bölüm tapularının verilmesini doğrudan arsa sahibinden isteyebileceği gibi, bu hakkını Borçlar Kanununun 162.maddesinden yararlanarak ve yazılı olması koşuluyla üçüncü kişilere de devredebilir. İşte davadaki istemin dayanağı yüklenicinin yaptığı bu temlik işlemidir.
Ancak, yapılan temlik işlemine dayanan tarafın (asıl ve birleşen davanın davacılarının), temlik işleminin varlığını temlik işleminde bulunan kişiye (yükleniciye), yapılan temlik sebebiyle de şahsi hak kazandığını borçluya (arsa sahiplerine) karşı kanıtlaması gerekir. Bu bakımdan denilebilir ki, bu gibi davalarda yükleniciyle arsa sahipleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. O yüzden de, davada 14.09.1999 tarihli sözleşmenin yüklenici olan tarafı … Dertli’nin de yer alması gerekmektedir.
Yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece yapılması gereken iş, davacılara yüklenici aleyhine dava açılmak üzere uygun bir süre vermek, açılırsa o davayı eldeki dava dosyası ile birleştirmek, yüklenicinin de HUMK’nun 73.maddesi uyarınca savunma ve delillerini toplamak, istem sonuçları hakkında bundan sonra bir karar vermek olmalıdır.
Değinilen yönlerin bir yana bırakılması doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.