Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/7344 E. 2022/1892 K. 08.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7344
KARAR NO : 2022/1892
KARAR TARİHİ : 08.03.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DAVACILAR : … V.D.

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, bedel ve ecrimisil istekli dava sonunda, Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/02/2020 tarihli, 2015/335 Esas, 2020/41 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 13/04/2021 tarihli, 2021/26 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, yasal süre içerisinde davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 08/03/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları … …’ın 170 ada 7 parsel sayılı taşınmazını dava dışı kızı Resmi’ye’den torunları olan davalı … ve diğer davalıların mirasbırakanı …’ye satış suretiyle temlik ettiğini, temlikten sonra taşınmaz üzerine yapılan binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin davalılar tarafından dava dışı 3. kişilere devredildiğini, öte yandan mirasbırakanın 129 parsel sayılı taşınmazındaki 115/175 payını da torunları … ve …’ye yarı yarıya satış yoluyla temlik ettiğini, yapılan temlik işlemlerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, mümkün olmazsa bedele, ayrıca ecrimisile karar verilmesini istemişler; aşamada 129 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tescilini, 170 ada 7 nolu parsel sayılı taşınmazın bedelinin payları oranında tahsilini ve her iki taşınmaz için 5 yıllık ecrimisil bedelinin yasal faizi ile tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, mirasbırakanın kızı …’nin eşi olan dava dışı … ile mirasbırakan 129 parsel sayılı taşınmazda paydaş iken aralarındaki anlaşma sonucunda …’ın dava dışı 5 parça taşınmazını mirasbırakana verip karşılığında mirasbırakanın 129 parsel sayılı taşınmazdaki payını aldığını, aradaki farkı ise mirasbırakanın vergi dairesine olan borçlarını ödeyerek kapattığını; 170 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bedeli ödenerek satın alındığını, temliklerde muvazaanın bulunmadığını, geride pek çok taşınmazı kalan mirasbırakanın çocuklarına taşınmaz verdiğini, bir kısım davacıların mirasbırakanı olan Nuriye’nin mirastan feragat sözleşmesi yaptığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/02/2020 tarihli, 2015/335 Esas, 2020/41 Karar sayılı kararıyla, muvazaa iddiasının sabit olduğu, muvazaanın ispatı halinde taşınmazı elinde bulunduran davalının başından beri kötüniyetli sayılıp ecrimisil ödemekle sorumlu tutulacağı gerekçeleriyle davanın kabulüyle iptal tescile ve ecrimisile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazların mirasbırakan ile davalı …’ nin babası olan … … arasında yapılan takas sonucu davalılar adına tescil edildiğini, iki taşınmaz karşılığında mirasbırakana 235, 246, 453, 958 ve 115 parsel sayılı taşınmazların verildiğini, bu taşınmazlarla birlikte mirasbırakandan kalan diğer taşınmazların satıldığını, devir tarihlerinde davalı … ile abisi …’ nin ekonomik durumlarının iyi olduğunu, birinin mühendis birinin doktor olduğunu, mirasbırakanın çocuklarına ve torunlarına maddi olarak sürekli yardımda bulunduğunu, onlara iş yeri açıp taşınmaz bedelleri verdiğini, dolayısıyla mirasçıları arasında ayrım yapmadığını, dinlenen tanık anlatımları ile bu hususların ispatlandığını, mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 13/04/2021 tarihli, 2021/26 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararıyla, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. Maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili, davalı tarafın istinaf dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeden dosyanın İstinaf Mahkemesine gönderildiğini, bu nedenle istinaf sebeplerini görerek cevap verme haklarının kısıtlandığını, kısmi istinaf taleplerinin incelenmediğini, mirasbırakanın ölene dek davacıların mirasbırakanları olan kızı … ve onun eşi ile birlikte yaşadığını, ödendiği savunulan mevcuda yakın satış parasının mirasbırakanın terekesinden çıkmadığını, mirasbırakanın ölümünden çok kısa süre önce kıymetli taşınmazlarını kısa aralıklarla devretmesini gerektirir bir durumun olmadığını, davalıların alım gücünün bulunmadığını, bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu, davalıların takas, satın alma, paylaştırma savunmalarını ispatlayamadıklarını, temliklerin muvazaalı olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, İstinaf mahkemesince yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin haksız ve yanlış olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel ve ecrimisil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunu’nun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V/3.2.) paragraftaki yasal ve hukuksal gerekçeye göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3) paragrafta yer verilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 08/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.