YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2727
KARAR NO : 2018/4441
KARAR TARİHİ : 18.10.2018
Mahkeme : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmu
Hükümler : 1)Mahkûmiyet; İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06/09/2017 tarihli, 2017/173 esas ve 2017/254 karar sayılı kararı ile
2)İstinaf başvurusunun esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
3. Ceza Dairesi’nin 22/02/2018 tarihli, 2017/2862 esas ve 2018/199 karar sayılı kararı ile
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, sanık müdafiinin süresindeki istemi nedeniyle duruşmalı olarak yapıldı, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eylemin sabit olmadığına, teşhis işleminin usule aykırı yapıldığına, kendisinde uyuşturucu madde ele geçen ve suç tarihinde 13 yaşında olan tanık …’ın Cumhuriyet savcısı huzurunda, kolluğun baskı ve yönlendirmesi ile verdiği atf-ı cürüm niteliğindeki ifadesinin hükme esas alınamayacağına, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın, savunmasının aksine, olay sırasında sanığa ait iş yerinde bulunan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen yaşı küçük tanık …’ın üzerinde ele geçen bir adet MDMA içeren tabletle ilgisi bulunduğuna ve bunu sattığına ilişkin, tanık …’ın kovuşturma aşamasında değiştirdiği soyut beyanı dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları ile müdafiin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenlerle yerinde olduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 22/02/2018 tarih ve 2017/2862 esas ve 2018/199 karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 18.10.2018 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …..nun katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Av. …’ın yokluğunda, 08.11.2018 tarihinde, açık olarak okundu.