YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4543
KARAR NO : 2011/5509
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.04.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tahliye ve haksız işgal tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne davalıların duruşma isteminin masraf yokluğu nedeni ile reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 668 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 55 numaralı villanın 07.07.2006 tarihli sözleşmeyle davalılara satıldığını, ne var ki 09.03.2007 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, 17.03.2009 tarihli ihtarla davalıların 55 numaralı villayı tahliye etmelerinin istendiğini, boşaltılmadığını, günlüğü 70,-Euro olmak üzere 29 gün için 4.336,00 TL ecrimisil alacakları doğduğunu, davalıların taşınmazdan tahliyesini, ecrimisil alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ödedikleri satış bedelinin iade edilmediğini, iyiniyetli zilyet olduklarını, taşınmazda bazı iyileştirmeler yaptıklarını, bunların ecrimisil alacağından düşülmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalıların taşınmazdan tahliyesine, 1.135,95 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan 07.07.2006 tarihli sözleşme “Konut Satış Vaadi sözleşmesi”dir. Sözleşmenin adi yazılı biçimde düzenlendiği görülmektedir. Kural olarak Borçlar Kanununun 11.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre, aktin sıhhati kanunda açıklık olmadıkça, hiçbir şekle tabi değildir. Fakat kanun, taraflardan birini veya her ikisinin bazen de üçüncü kişilerin veya kamunun menfaatini korumayı, hukuki güvenliği sağlamayı amaçlamışsa akte şekil zorunluluğu getirebilir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri; taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlar. Başka bir anlatımla taşınmaz mal, satış vaadi sözleşmesi yapılmakla vaat borçlusu ileride taşınmaz mal mülkiyetini vaat alacaklısına geçirme taahhüdünde bulunur. Gerçekten Borçlar Kanununun 213.maddesinin 2.fıkrasında satış vaadi sözleşmelerinde şekil şartının öngörüldüğü görülmektedir. Bunun yanında Türk Medeni Kanununun 706.maddesi uyarınca da taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60.maddesinin 3.fıkrası, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26.maddesi hükümleri gereğince bu tür sözleşmelerin noterlerde düzenleme şeklinde yapılması gerekmektedir. Kısaca ifade etmek gerekirse, taraflar arasındaki 07.07.2006 tarihli sözleşme biçim koşuluna uyulmadan yapıldığından, geçersizdir. Taraflar, birbirlerinden bu sözleşme uyarınca sözleşmenin ifası anlamına gelecek taleplerde bulunamaz. Ancak, geçersiz sözleşmeye dayanılarak verdiklerinin Borçlar Kanununun 108.maddesine dayanarak iadesini isteyebilir. Kaldı ki, taraflar arasındaki 07.07.2006 tarihli sözleşme 09.03.2007 tarihinde feshedilmiş ve taraflar sözleşme ilişkisinden kaynaklanan borçları nedeniyle birbirlerini ibra etmişler, bu şekilde sözleşme tasfiye edilmiştir. Bilindiği üzere ibra, borcu sona erdiren nedenlerden birisidir.
Yapılan bu saptamalara göre, sözleşme konusu 55 numaralı bağımsız bölüm halen davalının zilyetliğinde bulunduğundan, buraya vaki müdahalenin menine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, sözleşme ilişkisinin ibra yoluyla tasfiye edildiği gözden kaçırılarak ayrıca ecrimisil alacağının hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
2011/4543-5509
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.