Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4289 E. 2011/14803 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4289
KARAR NO : 2011/14803
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, …’da bulunan dairesini …’de bir ev satın alarak değiştirmek istemesi nedeniyle emlakçı olan davalı ile 26.2.2008 tarihli sözleşmeyi akdettiklerini, anlaşmaya göre …’da bulunan yazlığın satılmak üzere tapusunu davalıya devrettiğini, daire satıldığında davalının …’de 75.000 TL değerinde bir daireyi kendisine almayı taahhüt ettiğini, yine …’de alınacak daireye teminat teşkil etmek üzere davalı tarafından iki adet arsanın tapusunun kendisine devredildiğini, ne var ki davalının …’daki yazlığı 105.000 TL bedelle satmasına rağmen sözleşme gereği alması gereken daireyi almadığını, sürekli olarak kendisini oyaladığını, verilen iki arsanın toplam değerinin de 10-20 bin TL arasında olduğunu belirterek alınması gereken daire bedeli 75.000 TL ile cezai şart bedeli 20.000 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL’nin sözleşmenin akdedildiği 26.02.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmeye göre …’daki daire ile arsaların takas edildiğini, başkaca bir borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 23.518,50 TL’nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK.’nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının davalıyı temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, Mahkemece dava öncesi faize hükmedilmiştir. Öyle olunca alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2011/4289-14803
3-Taraflar arasında aktedilen 26.2.2008 tarihli sözleşmeye göre, davacıya ait …’daki taşınmaz davalıya tapudan devredilecek, karşılığında davacıya …’de 75.000 TL bedelli bir daire alınacaktır. Ayrıca dairenin teminatı olarak da davalıya ait 2 ayrı arsanın tapusu davacıya tapudan devredilecektir. …’daki taşınmazın davalıya tapudan 31.3.2008 tarihinde devredildiği, davalıya ait 2 adet arsanın tapusunun da davacıya devredildiği dosya kapsamı ile sabit olup Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Mahkemece, davacıya devredilen arsaların sözleşme tarihindeki rayiç bedelleri tespit edilerek sözleşmeye göre alınması gereken 75.000 TL değerindeki daire bedelinden mahsup edilmekle kalan bedele hükmedilmiştir. Ne var ki, davacı tarafından bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç bedele itiraz edilmiş, arsaların en fazla 20.000 TL edebileceği belirtilmiş ise de davacının itirazı üzerinde durulmamıştır. Öyle olunca Mahkemece davacının itirazı üzerinde durularak konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, davacının itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.