Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/4986 E. 2011/5077 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4986
KARAR NO : 2011/5077
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlemiş bulunan eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalılar ise yüklenicidir. Davada, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40’dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istenmiştir. Davalılar süresi içinde verdikleri cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuşlar ve akdî ilişkiyi inkâr etmişlerdir. Mahkemece akdî ilişkinin varlığı kabul edilmiş, davacı tarafından yaptırılan Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/85 D. iş sayılı tespit dosyası içeriğine ve davacının 07.02.2011 tarihli beyan dilekçesine göre işin 20.04.2004 tarihinde bitirilip teslim edildiği, işin teslimi ile birlikte alacak muaccel hale geldiğinden BK’nın 128. maddesi uyarınca zamanaşımının bu tarihte işlemeye başladığı, davanın açıldığı 10.06.2010 tarihi itibariyle BK’nın 126/IV maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu belirtilerek dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 20.04.2004 eserin teslim tarihi ile 11.05.2010 icra takip tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olmasına ve bu süre içinde zamanaşımını kesen sebeplerin kanıtlanamamış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalıların temyizine gelince;
Mahkemece yargılamada vekille temsil olunan davalılar yararına 1.100,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş, davalılar kararı bu yönden temyiz etmişlerdir. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi halinde hükmolunacak vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesi’nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceğine dair kanunda veya tarifede bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın zamanaşamı nedeniyle reddi halinde hükmolunacak vekâlet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin üçüncü kısmına göre nispi olarak hesaplanması gerekir. Dava değeri 61.129,93 TL olup, bu değer üzerinden tarifedeki oranlara göre hesaplama yapıldığında davalılar yararına 6.760,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece nispi olarak hesaplanan miktarın tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçemeyeceğinden bahisle 1.100.00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, davalıların temyiz itirazlarının ise 2. bent uyarınca kabulüyle kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin ilk satırındaki “1.100,00” rakamının karardan çıkartılarak, yerine “6.760,00” rakamının yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 13.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.