Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2018/4244 E. 2018/3856 K. 27.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4244
KARAR NO : 2018/3856
KARAR TARİHİ : 27.09.2018

Mahkeme : SALİHLİ 5. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında daha önceden 18/04/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Salihli (kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 23/09/2013- 2013/550 esas ve 2013/904 karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 10/10/2013 tarihinde kesinleşerek infazına başlandığı, Salihli Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 20/05/2014 tarihli yazısıyla sanığın denetime uymadığı belirtilerek denetimli serbestlik dosyasının mahkemesine iade edildiği, dava konusu bu eylemin ise 20/01/2014 tarihinde anılan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması esnasında işlendiği dosyada mevcut bahsi geçen karar örneğinden anlaşılmakla; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 27.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.