Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3848 E. 2011/5388 K. 22.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3848
KARAR NO : 2011/5388
KARAR TARİHİ : 22.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 127 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilindeki “…” biçimindeki kimlik bilgilerinin “… oğlu, …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, dava konusu 127 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının edinme nedeni sütununda 231 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki edinme nedeni ile aynı olduğu belirtilmiştir. Anılan bu tapulama tutanağı getirtilerek nüfus kayıtları ile bağlantı oluşturacak biçimde incelenmelidir. Ayrıca, zabıta araştırması sonucu belirlenen “… ve … oğlu, 1949
doğumlu …” tanık sıfatı ile de dinlenilmelidir. Yapılacak bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşturulamaması halinde, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Mahkemece, açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.