Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5908 E. 2011/7547 K. 08.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5908
KARAR NO : 2011/7547
KARAR TARİHİ : 08.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.05.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, dava konusu 257 parsel sayılı, tarla vasıflı taşınmazda 3/8 paylı malik olduğunu, aynı taşınmazda 5/8 paylı malik olan davalının taşınmazı kullanmasına engel olduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve 2008 yılı için ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hayrabolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/438 E, 2008/583 Karar sayılı ilamıyla dava konusu 257 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 3/8 oranında davacı adına tesciline karar verilmiş, 13.05.2009 tarihinde davacı adına pay oluşmuştur. Davalı ise 5/8 oranında pay sahibidir.
Paylı mülkiyette, taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu, elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir.
Ancak, somut olayda tanık anlatımlarından taşınmazın 2008 yılına kadar tarafların müşterek murisleri … … tarafından kullanıldığı, davacının paydaş olduğu 2009 yılından sonra davalının onun kullanımına engel olmadığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.