YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3429
KARAR NO : 2011/5067
KARAR TARİHİ : 12.09.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tic.Mah.Sıf)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı alacaklı taşeron, davalı borçlular da yüklenicidir. Davada, iş/imalât bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40 oranında icra inkâr tazminatının tahsili istenmiştir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İcra takip talebinde ve buna uygun olarak düzenlenen ödeme emrinde borçlu olarak “… İnş.Gıda San ve Tic.Ltd.Şti.-… İnş.San ve Tic.Ltd.Şti. İş Ortaklığı” gösterilmiş; mahkemece de dava, icra takibinin adi ortaklığa karşı yapıldığı, adi ortaklığın ise tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle husumetten reddedilmiştir.
Müşterek iş ortaklığı (Joint Venture) hukukumuzdaki adi ortaklığa benzemekte olup, iki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklıktır. Tüzel kişilikleri olmadığı için taraf ehliyetleri de bulunmamaktadır. Ortaklar, ortaklık borçlarından alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm mal varlıklarıyla sorumludur. Taraf ehliyeti dava şartı olup, re’sen gözetilmelidir. Mahkemenin ilke ve kurallara ilişkin görüşleri yerindedir.
Ne var ki somut olayda; her ne kadar takip talepnamesi ve buna uygun olarak düzenlenen ödeme emrinde borçlu olarak “… İnş.Gıda San ve Tic.Ltd.Şti.-… İnş.San ve Tic.Ltd.Şti. İş Ortaklığı” gösterilmiş ve tek ödeme emri çıkarılmış ise de, iş ortaklığını oluşturan her iki şirketin ticaret ünvanı anılan belgelere tam ve eksiksiz olarak yazılmıştır. Öte yandan müşterek iş ortaklığını (Joint Venture’yi) oluşturan her iki şirketin vekili ödeme emrinin tebliğinden sonra her iki şirket tarafından vekil tayin edildiğini gösterir vekâletnamesini ibraz ederek her iki şirket adına icra takibine itiraz etmiş, böylelikle icra takibinin adi ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine yapılmış olduğunu benimsemiştir. Bu durumda icra takibinin tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık aleyhine değil, adi ortaklığı oluşturan ve tüzel kişiliği bulunan şirketler aleyhine yapıldığının ve taraf teşkilinin tamamlandığının kabulü gerekir. Mahkemece işin esasının incelenerek toplanacak delillere ve varılacak sonuca göre adi ortaklığı oluşturan şirketler hakkında hüküm verilmesi gerekirken, takip borçlularının ve davalıların belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya, ödedikleri temyiz peşin ve Yargıtay başvurma harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine ,12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.