YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6242
KARAR NO : 2011/1643
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 28.03.2006 tarihli sözleşmeyle yükümlenilen Pakistan-Muzzafferabad şehrine prefabrik yapı imalâtının, gümrükte meydana gelen olumsuzluklar ve yolun bir kısmındaki aşırı yağışlara rağmen tamamlandığı ve sözleşmenin 10. maddesince halen süresi bulunduğu halde davalının gecikme cezası tahakkuk ettirdiği gibi 13.2.4 madde uyarınca iş bedelinin son dilimine göre almaya hak kazandığı ödemeyi yapmadığı belirtilerek 288.600,00 TL hakediş alacağının reeskont faiziyle ödenmesi, teminat mektubunun 1/2 oranında iadesi, bu konuda yaratılan muarazanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı vekili, sözleşme eki idari şartname hükmünce 120 günde tamamlanması gereken prefabrik imalâtının bitirilemediğini, gümrükte yaşanan sorunların davalıyla ilgisi bulunmadığını, müvekkilince bedelsiz ihracat yapılması için gereken izinlerin alınmasına ve uyarılara karşın işin 81 gün gecikmeyle tamamlanabildiğini, garanti süresi içinde ortaya çıkan eksikleri de gidermediğinden ve 584.415,00 TL gecikme cezası alacakları bulunduğunu, bunun da mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, savunmaya uygun gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Mahkemenin 120 günlük teslim süresinde imalâtın tamamlanamadığı, yüklenicinin 81 gün geciktiği, bu nedenle davalının gecikme cezası kesmekte haklı olduğuna ilişkin kabulü yerindedir. Ne var ki davacı yüklenicinin iş sahibine gönderdiği 04.08.2006 ve 07.07.2006 tarihli yazılarında, bedelsiz ihracat işlemlerinin uzun sürmesi ve tırların İslamabad gümrüğünde bekletilmesi, bölgedeki muson yağmurlarının İslamabad-Muzafferabad yolunun 30 km’lik kısmını tır trafiğine elverişsiz duruma getirmesi nedeniyle şantiye sahasına yerel kamyonlarla ulaşım sağlayabildiklerini, iki tırının İran’da arızalandığını belirterek bunların süreyi olumsuz yönde etkilediğini bildirmiştir. Davacı yüklenicinin ileri sürdüğü bu hususların sözleşmenin 18 ve eki İdari Şartname’nin 55.1. maddesi uyarınca mücbir sebep niteliği gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında irdelenip değerlendirilmemiştir. Oysa mücbir sebebin varlığının veya gümrükteki gecikmede davalının sorumluluğunun saptanması durumunda imalâtın yapım ve teslim süresinin etkileneceği kabul edilmelidir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, yeniden oluşturulacak ve aralarında gümrük işleri konusunda bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi kuruluna, yüklenici davacının az yukarıda değinilen yazılarıyla ilgili delillerini inceletmek, gümrükteki işlemlerde gecikme var ise sözleşme koşullarında tarafların yükümlülüklerine göre sorumluluklarını saptamak, gerek İran’da gerekse Pakistan’da meydana gelen doğa olaylarının mücbir sebep niteliği de değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde ilave süre ve gecikme cezası hesaplattırılarak hükme varmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.