YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4470
KARAR NO : 2011/5604
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.07.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılara ait 276 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan foseptik çukurundan sızan pis suların 276 ada 5 parsel sayılı taşınmazına zarar verdiğini, sınıra dikilen ağaçların gölge yapmak suretiyle taşınmazındaki mahsulün verim kaybına neden olduğunu, ayrıca sınırdaki duvarın da tecavüzlü yapıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, davalı … ve … aleyhine açılan davanın kabulü ile 19.07.2010 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile işaretli foseptik çukurundan davacıya ait taşınmaza sızıntı şeklinde olan elatmanın foseptik çukuru izole edilerek önlenmesine, yine bilirkişi raporunda gösterilen iki adet zeytin ağacı ve dut ağacının büyük dallarının uygun şekilde kesilerek elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü,davalı … ve … temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Bilirkişi raporunda (A) ile işaretli foseptik çukurunun tekniğine uygun yapılmadığından pis suların davacının taşınmazına sızdığı ve davacının taşınmazına zarar verdiği anlaşılmıştır.
Ancak, kurulan hüküm infazda tereddüt yarattığından HUMK’nun 388 ve 389. maddelerine uygun düşmemektedir. Zararın foseptik çukurunun izole edilmek suretiyle giderilmesine karar verilmiş ise de, bunun nasıl yapılacağı hususunda bilirkişiden rapor alınmamış ve kararda açıklanmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, foseptik sızıntısının ne şekilde giderileceği ve yapılması gereken işlerin ne olduğu hususunda bu işlerden anlayan bilirkişiden ayrıntılı rapor almak ve kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraflara yüklenecekleri edimlerin açıkça gösterilmek suretiyle HUMK’nun 388. ve 389. maddelerine uygun hüküm kurmak olmalıdır.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.