YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3227
KARAR NO : 2010/4510
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kadastro çalışmaları sırasında 2526 sayılı parselin adına, 2527 sayılı parselin ise dava dışı … adına tespit edildiğini, taşınmazların tapu kaydı oluşturulurken her iki parselin malikinin tapuya … olarak yazıldığını, dava dışı … ’ın Tapu Sicil Tüzüğünün 85.maddesine dayanarak davalı … müdürlüğüne başvurduğunu ve adına tespit yapılan 2527 parsel malikinin isim hanesine … yazılmasını sağladığından, taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, eldeki dava isim düzeltim davası olarak değerlendirilmiş ve 2527 sayılı parseldeki 4320/5088 oranındaki … adına olan tapu kaydının iptali ile bu payın davacı adına tashihine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Gerçekten, Tapu Sicil Tüzüğünün 85.maddesi uyarınca kütük üzerinde belgelere aykırı tescil ve yazımın düzeltilmesi olanaklıdır. Ancak bunun için ilgililerin yazılı olurlarının alınması ve yevmiye defterine kaydedilmesi gerekir. Kısaca, ilgililerin yazılı oluru alınmadan … tarafından yapılan düzeltme yolsuz tescil sayılır ve eğer bir hak kütüğe yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunun iptali dava konusu yapılabilir. Ancak, bu tür bir istekle açılan dava tapu iptali ve tescil davası sayılacağından, husumetin kayıt malikine yönetilmesi gerekir.
Eldeki davada, husumet tapu sicil müdürlüğüne yöneltildiğinden, yanlış hasma yöneltilen davanın pasif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle reddi yerine kayıt malikinin yokluğundan çekişmenin esasının incelenerek hüküm kurulması doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.