YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7056
KARAR NO : 2010/8042
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.12.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının davasını ispatlamasını isteyerek takdiri mahkemeye bırakmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Kaydında düzeltme istenen taşınmaz tapu sicilinde … Köyü 176 parsel numarası ile kayıtlıdır. Dava kayıt maliklerinden “ölü … mirasçıları” biçiminde isimlendirilen kişinin mirasçıları tarafından açılmıştır. İstemlerinden ilki; adı geçen …’in baba adının “Durmuş” olarak düzeltilmesine, ikincisi ise; bu kayıt malikinin yasal mirasçıların Tarsus 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/954 – 1048 sayılı veraset ilamında adı geçen kişiler olduğunun tespiti ve tashihine ilişkindir. Nüfus idaresinden getirtilen kayda göre davacının murisi olan ve ismine baba adı ilavesi istenen tapu paydaşı ölü … 01.07.1895 doğumlu olduğu, 1942 tarihinde öldüğü ve soyadı olmadığı anlaşılmaktadır. Kayda göre baba adı “Durmuş”dur. Tanık anlatımları da bu bilgileri doğruladığına göre istemin bu yöne ilişkin davanın kabulüne karar vermek gerekecektir. Bu istemin dışındaki talep ise tapu kaydında bir işlem yapılmasını gerektirecek nitelikte olmayıp bir tespit hükmünün konusu olan hususlardan bulunduğundan tespit hükmünün dışında bir tashih kararını verilmesini gerektirmez. Kurulan hükmün infaza ilişkin hüküm bölümü infazı kolaylaştırır olmadığı gibi, baba adının ilavesine ilişkin bölümüde içermemektedir.
Yukarıda açıklanan biçimde kayıt malikine baba adı ilave edilmek ve bununla yetinilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.