YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4002
KARAR NO : 2010/4677
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.03.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi ve kal, birleştirilen davada temliken tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 22.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve birleştirilen dosyanın davacısı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacı …, .. ada 3 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı …’in duvar ve kömürlüğünün 666 ada 2 parsel sayılı taşınmazına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, tecavüzlü kesimin ve kiriş tecavüzünün yıkılmak suretiyle elatmanın önlenmesini istemiştir.
Birleşen davada ise …, yapıların iyiniyetle yapıldığını, imar uygulaması nedeniyle tecavüzlü hale geldiğini ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 725. maddesi uyarınca temliken tescil istemiştir.
Dava ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davalı-davacı …’e ait kömürlüğün 4.1.2008 tarihli krokide … renkle gösterilen 3.90 metrekarelik tecavüzlü kesiminin yıkılmasına, 666 ada 2 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide yeşil renkle gösterilen 3,50 metrekarelik kesimin tapusunun iptali ile … adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, taraflar temyiz etmişler, karar Dairemizin 12.02.2009 tarihli ilamı ile ve ilamında yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, asıl davada kömürlüğün yıkılarak davalının elatmasının önlenmesine, davalıya ait yapının 1.katındaki kiriş tecavüzünün yıkılmasına yönelik talebin reddine, diğer katlardaki tecavüzün yıkılarak önlenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı ve birleşen davanın davacısı … temyiz etmiştir.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden 2 ve 3 sayılı parsellerin 6781 sayılı taşınmazdan geldiği, davacı …’in 2 parseli 26.02.2004 tarihinde satın aldığı, 3 parsel ise davalı ve birleşen davanın davacısı …’in malik olduğu anlaşılmaktadır. Davalı 3 parselde mevcut ve 2 parsele tecavüzlü hale gelen binasını 18.09.1988 tarihinde ve 08.08.1990 olan ıslah imar çalışmalarından önce aldığı ruhsatla yapmıştır. Bilirkişinin 04.01.2008 tarihinde rapor eki krokisinde yeşil renkle gösterdiği B harfli 3.50 metrekarelik kiriş tecavüzü binanın yapılmasından sonra davalının kendi arzu ve iradesi dışında bir kusuru olmadan davacıya ait 2 parsele imar uygulaması sonucu tecavüzlü hale gelmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunun 18/9. maddesi hükmüne göre hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapılar bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahiplerine ödenmedikçe veya aralarında başka bir anlaşma sağlanmadıkça bu yapılar eski sahiplerince kullanmalarına devam edilir. Diğer taraftan 10.01.2008 tarihli raporda bilirkişi taşkın kirişlerin yıkılması sırasında binanın taşıyıcı sisteminin statik açısından tehlike arzedeceğini, yıkımın binada aşırı zarar doğuracağını belirtmiştir. Bu hali ile yapıdaki kirişler yıkıldığında 3 sayılı parsel üzerindeki binada kalan kısmın da yıkılacağı anlaşıldığından 2 sayılı parselin kayıt maliki olan davacı 3 sayılı parsel üzerindeki binanın tüm bedelini ödemeden krokide B harfi ile ve yeşil renkle gösterilen kısmın yıkımını isteyemez. Kaldı ki, davacı 30.10.2007 tarihli cevaba cevap dilekçesinde davalıya ait binanın bütünüyle yıkılmasını talep etmediğini belirtmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; 2 sayılı parsel maliki …’a davalının 3 sayılı parseldeki bina bedelini ödeyip ödemeyeceğini sormak, ödeyecekse bina bedelini bilirkişiye tespit ettirmek, bu bedeli davacıya depo ettirmek, yıkıma ancak bu koşulla karar vermek, aksi durumda asıl davayı bilirkişi krokisinde A ile gösterilen 3.90 metrekare kısma ilişkin olarak kabul etmek, bina bedeli ödenmezse kiriş tecavüzüne ilişkin talebi reddetmek olmalıdır.
Değinilen yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.